Kars'ta Sözün ve Sazın İzini Sürdüm
Kars'tan Yankılanan
Bir Ses: Sözün ve Sazın İzinde Bir Yolculuk
Kars'ın o eşsiz
coğrafyasından, destanların ve yiğitlik öykülerinin yankılandığı topraklardan
yeni döndüm. "Sözün ve Sazın İzinde: Kars'ta Âşıklar ve Şairler
Şöleni" adıyla, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteği ve Kars
Ozanlar Şairler Derneği (KOŞAD) iş birliğiyle düzenlenen bu muazzam etkinliğe
tanıklık etmek, benim için unutulmaz bir deneyim oldu. 23-24 Ağustos 2025
tarihlerinde Kars Kalesi'nin gölgesinde, Ani Harabeleri'nin sessiz
tanıklığında, Çıldır Gölü'nün masalsı manzarası eşliğinde gerçekleşen bu şölen,
tam anlamıyla ruhumu doyurdu.
KOŞAD Başkanı Suzan Aydemir'in titiz koordinasyonunda iki gün boyunca Kars,
sazın tınısı ve sözün büyüsüyle adeta mest oldu. Türkiye'nin dört bir yanından,
hatta yurt dışından gelen âşıklar, ozanlar, şairler, gazeteciler ve halk müziği
sanatçıları, bu topraklarda bir kültür köprüsü kurdu. Türkülerin içtenliği,
atışmaların coşkusu, şiirlerin derinliği ve yerel kültürün renkli gösterileriyle
Kars, bambaşka bir kimliğe büründü. Afişlerde Kars Kalesi, Ani Harabeleri,
Çıldır Gölü ve Doğu Ekspresi gibi kentin sembol yapılarının yer alması,
kültürel mirasımıza verilen önemin de bir göstergesiydi.
Bu topraklara ayak bastığım andan itibaren, her köşede bir ozanın nefesi, her
ezgide bir âşığın sesiyle karşılaştım. Ayhan Şimşekoğlu'nun Kars kokan
ezgilerinden Ruhsati Eroğlu'nun Sivas'tan getirdiği deyişlere, Muhsin
Yaralı'nın Aydın misketlerinden Mustafa Kurbanoğlu'nun İstanbul tınılarına uzanan
geniş bir yelpazede, sazın telleri ve sözün gücü bir araya geldi. Ercan Tuncer,
Cemal Kanbay, Orhan Kurtoğlu, Osman Uygar gibi Kars'ın kendi evlatları da
geleneği yaşatma gayretiyle bizlere unutulmaz anlar yaşattılar. Bursa'dan gelen
Halil Aksoy ve Turan Yıldırım, Şaziye Çelikler; Erzurum'dan Mevlüt Mertoğlu;
İzmir'den Mustafa Tiskeli ve Mustafa Kurbanoğlu ile ses sanatçıları Hayri
Öztürk ve Engin Kına'nın performansları da dinleyenleri büyüledi.
Şairler ve yazarlar cephesi de en az âşıklar kadar renkliydi. Sivas'tan Bekir
Alim, Bursa'dan Birsen Kırhan Anacak, İstanbul'dan Cezayir Cengiz, Adana'dan
Mustafa Temel, Rize'den Sebahat Karagöz, İzmir'den Aysel İnkayalı, Bayram
Yılmaz, Serdar Çeliker, Mehmet Ali Karagöz ve Ensar İpek, Samsun'dan Doğan Kan,
Bodrum'dan Serdar Karlıova ve Müyase Karlıova, Malatya'dan Turan Demir ve Emine
Alagöz, Bulgaristan'dan Nesrin Sipahi Kıratlı, Konya'dan Nuriz Gökmenoğlu,
Ankara'dan Nurten Sezgin ve Mehmet Gül (Ormani), Kars'tan Eyüp Sarıbatır ve
Kazım Kazaklı, Sivas'tan Medine Gülcan ve Bursa'dan Meryem Şahin'in dizeleri,
duygularımıza tercüman oldu. Gazeteci-yazar Müyase Karlıova'nın Kars'ın
kültürel dokusuna dair paylaşımları ise etkinliğe ayrı bir değer kattı.
Bu şölenin amacı ise çok daha derinlere uzanıyordu: Âşıklık geleneğini
yaşatmak, şiir ve türküyle kardeşliği pekiştirmek ve genç kuşaklara sözlü
kültürün eşsiz zenginliğini aktarmak. Katılımcılar, bireysel icralarının yanı
sıra âşık atışmalarıyla birbirlerine meydan okurken, ortak şiir dinletileriyle
gönül tellerini titrettiler. Yerel ezgiler ve Kafkas halk oyunlarının
enerjisiyle de Kars'ın otantik ruhunu iliklerimize kadar hissettik.
Bu topraklardan ayrılırken, zihnimde Âşık Veysel'in dizeleri, sazın acı tatlı
nağmeleri ve şiirin o sonsuz gücüyle doluydum. Kars, sadece bir coğrafya değil,
aynı zamanda sözün ve sazın buluştuğu, kültürel mirasın canlı tutulduğu bir
duygu dünyasıymış. Bu şölene ev sahipliği yapan Kars'a ve emeği geçen herkese
minnettarım. Bu yolculuk, bana sözün ve müziğin ne denli güçlü birleştirici kuvvetler
olduğunu bir kez daha hatırlattı.

Yazıya ilk yorumu siz yazarak düşüncelerinizi diğer kullanıcılarla paylaşabilirsiniz.