İnsanlık Makamı
ÖNSÖZ ///
İçine doğmuş olduğum çok huzurlu baba ocağım ve dahi ana kucağım
olan hanemizde başladı benim şiire ve yazmaya olan tutkum.
Zira her iki geniş ailem bir araya geldiği vakit sohbetin
ilerleyen bölümünde kendimi maniler ,atma türküler , beyitler ile fevkalâde bir
kültürel zenginlik ve temaşa hali içinde buluyordum.
Sonrasında küçük
yaşta yapmış olduğum evliliğim ile farklı mesuliyetler annelik ve GAZİ
eşi olmamım getirdiği sorumluluklarım dolayısıyla eğitim hayatımı ve edebiyata olan ilgimi ilerleyen zaman
dilimine bıraktım.
Otuzlu yaşlarımdan sonra artık vaktidir diyerek sevgili eşim
Mustafa bey’in takmış olduğu ismim ile müsemma olan Gülfem mahlasım
ile hayata dair tüm duygularımı
gözlemlerimi ifade etmiş olduğum şiirlerimi şu an elinizde tutmuş olduğunuz ilk
kitabım ile siz gönül dostlarıma sunmuş bulunmaktayım.
Her birinize kıymetli vaktinizi ayırarak çıkmış olduğum
içsel yolculuğuma yarenlik ettiğiniz için en kalbi duygularım ile şükralarımı
sunuyorum
Saygılarımla..
1) “Hor”
görmeyen , “hoş” bakan yürekler var olsun !
2) En
üstün makam olan, “İNSANLIK MAKAMINA” ulaşmak ümidi ile…
3) Ve
dil susar ;
Manidar duygular.. yürekten kelâma , kelâmdan
kaleme ,kalemden kağıda dökülüverir .
4- İNSANLIK
MAKAMI
Pek
çok makamlar gördük dünyada
Çoğunda sadece boş koltuklar
vardı
Belki üstünde oturuyordu insan
Amma hizmet ehli değildi lisan
Mesele neydi ? Neydi umulan ?
Bir yaraya merhem olmak
Bir yetimi kucaklamak
İnsan insana şifadır ya hani
Köprüler kurup iyilikte yarışmak
Aslında çok kolay insan olmak
Kibirden arınıp benlikten yaradan
a sığınmak
Bir yürekte gül olup dillerde dua
açmak
Kullar içinde Hz. HIZIR a
rastlamak
İşte o vakit seçilmiş olur insan
Zira bunlar HUDA dan
yaradılana emr olunan
Hiç bir olur mu şaki ile kağan
“İNSANLIK MAKAMINA” ulaşmak ne
büyük bir armağan
“İNSANLIK MAKAMINA “ ulaşmak
büyük erdem vesselam .
5- “En büyük düşmanın , iki kaburga kemiğinin
arasında olan düşmandır .”
Hz. MUHAMMED ( s.a.v )
Hâl böyle olunca ,
efendimiz de buyurunca ;
Kalbi Selim olmak icab eder . ne çok mütevazı , ne çok
müşkülpesent , ne de müptezel !!
Orta karar , her daim en hayırlısıdır
Müminler..
BULURSUN
Çok eğilme İnsan basamak olma
Kendini tartmazın sözü olursun
Lafını bilmezler kulaktan dolma
Konuşurlar seni acı bulursun
Dik dur sığınak ol eyvallah etme
Doğruyu savun da yanlışa gitme
Zenginin yanında yoksulu itme
ALLAH muhafaza sacı bulursun
Karakter sağlamsa ay gibi parlar
Saflığın sembolü tertemiz karlar
İyi insanlar ki AşK ile harlar
Ey kul o vakit sen tacı bulursun
RABBİM davet eder hacı olursun
6- KURNAZLIK
& CAHİLLİK
Ne kadar acı bir durum değil mi ?
Cahil olmak..
Yaradanın verdiği aklı ,ilim ile bilim ile süslemek var iken
tevessül etmemek.
Oysa ki inananlara gelen ilk emir “oku”!
Ve Hz.ALLAH .. KELAMULLAHTA ekseriyetle buyuruyor ;
“Akl etmez misiniz”..?
Bizler ..gerçek manâda iman etmiş bir Müslüman tavrı ile
Muhammed i şuura sahip Hz. İnsan olabilme gayreti içinde olmalıyız.
Şeytani ilmden değil,Rahmani ilimden beslenerek enaniyetten
sakınmalıyız.
Hasılı..
Kurnazlık; “zekâ”değil,gafil’in yanılgısıdır.
DİYE GÖRÜRLER
Bağın meşakkâtini bülbüller çeker
Meyvesini kargaya lâyık görürler
Alimler uğraşırlar ilimler eker
Cahilleri bilendir diye görürler
Solun yanar çileli kızıllı narda
Ruhun ile nefs cenkte kalıyor harda
HAKK ‘a olan aşkındır
özünde yarda
Amma bunu dünyalık diye görürler
İşte ! Sen sen ol ey kul ! yeise dalma
Saf kalbine hüsranla acılar salma
Fazlaca mütevazı olupta kalma
Çok olan aklını kıt diye görürler
Kurnazlıkta zekâdır diyebilirler
7- Tekâmül ; Ham iken olgunlaşmaktır.
Tecavüz ; Her şeyde haddi aşmaktır.
Cehalet ; Çukura gömülüp kalmak..
İlim ; Kaynamaktır ,dolup taşmaktır.
Demiş…
Üstat , Abdurrahim KARAKOÇ
O vakit .. Mamafih , tekâmül etmeliyiz daima..
Tecavüz etmemeliyiz !! Zinhar ve kat’a..
Cehalet ile cenk etmeliyiz AşK ‘la..
Ve pek tabii ; İLİM deryasında abdest tazelemeliyiz çokça !!
Der Gülfem ve devam eder..
TEKÂMÜL EDİYORUM
Ben kendimi bileli
Tövbe ile sileli
Nefsi kalple dileli
Tekâmül ediyorum
Gözüm gördü olanı
Daim HAKK’ la dolanı
Yalan sözle solanı
Gönlümden atıyorum
Ne doğrudur ne yalan
Ne eksilen ne kalan
Kim ziyandır kim talan
Olanı görüyorum
Artık özü bulana
Yunus gibi kuluna
Satmaz sözü puluna
Aşıklar seçiyorum
Düşman kimdir dost nerde
Cahil olan her yerde
Kadim akıl var serde
Yanlışı seziyorum
Yalan dünya bıkılır
Takva kullar sıkılır
Asi olan tıkılır
Ahiri biliyorum
Duam şudur her daim
Dilim olsun çok saim
Gönlüm ise pek zaim
Bunları diliyorum
Zikr ile pişiyorum
8- İNSAN(1)
İnsan denen varlık
İki türlüdür bilin
Kimi verir hep darlık
Öyle olanı silin
Kimi nurla paklıdır
Kimi daim haklıdır
Kimi narda saklıdır
Öyle olanı silin
Biri aşk ile coşar
Biri fitneye koşar
Biri idrakî boşar
Öyle olanı silin
Kul vardır iman özde
Kul vardır güven gözde
Kul vardır yalan sözde
Öyle olanı silin
Var Yusufça çileler
Var alimler bileler
Var alçakça hileler
Öyle olanı silin
Kârdır hizmette olan
Zül dür kibirle dolan
Yalanla yitip solan
Öyle olanı silin
Dolu kalp İbrahimi
Bilir hep ER RAHİMİ
Nemrut olmaz Fehimi
Öyle olanı silin
Bunlar düzelmez bilin
9- İNSAN(2)
Ahlâken evsafen temiz yollarda
Sureten sireten güzeldir insan
Hayırda yarışıp derviş kollarda
Sımsıkı yek vücut olmalı insan
Söze göze öze imtina eden
Zikirli himmetli ibadet eden
Doğruyu gönlünde misafir eden
Yanlışa sapmadan kalmalı insan
Ezmeyen kırmayan yapıcı olan
Sevilen sayılan görünen olan
Kibirden riyadan arınmış olan
Yabani otları yolmalı insan
Muhammed i şuur hallerde kalan
Secdede istiğfar edip kul kalan
Rabıta içinde rabbani kalan
Benlikte yiterek solmalı insan
Hatırı gönülü kollayıp bilen
Sözünü tartmayı demeyi bilen
Haddini aşmayıp kendini bilen
Manevi aşk ile dolmalı insan
Rahmet kapısında boynunu büküp
Nefsini ezerek diz üstü çöküp
Nedamet getirip gözyaşı döküp
Umutla kapıyı çalmalı insan
(Son kıta muhterem kalemdaşım ŞAİR Nazmi SARAÇOĞLU Hocamın
şiirimin değerine değer katan naziresidir.)
Şahsına en kalbi duygularım ile şükranlarımı sunuyorum.
10- AŞAR
KENDİNİ ( LEBDEĞMEZ )
Candan öte senle olan kederler
Dertler canı yakar eşer kendini
Acıyla yoğrulur sonra ne derler
Hayat öğretirken deşer kendini
İnsanoğlu dalar dünya kârına
Çalışır her türlü koşar yarına
Zararla ziyanla yanar harına
Sonu nerededir şaşar kendini
Yandıkça yanarsın içten derinden
Hâl öyle olunca düşer terinden
Seni de sonunda eder yerinden
Özüne dönerek yaşar kendini
Ruhun huzurludur güçlü zikirle
Kul dediğin ise coşar şükürle
Gönülde ki kudret ulu takdirle
Yaradan nuruyla aşar kendini
Kul öze döner de işler ahdini
11- YAZAR
KONUŞMAZ ( ZİNCİRBENT )
Bir ömür yollara düşen ayaklar
Ayaklar baş olmuş şaşmış akıllar
Akıllar ziyankâr kalmış afallar
Afallayan gönül susar konuşmaz
Konuşmaz yüreğim dilimde izler
İzleri saklarım kalbimde gizler
Gizler canım da ki acıyı gözler
Gözler ağma olmuş yumar konuşmaz
Konuşmaz ki özüm ne desem boştur
Boştur yalan dünya ayaklar koştur
Koştur sen bakalım belki son hoştur
Hoştur akarsular çağlar konuşmaz
Konuşmaz kaderin yaşatır sana
Sana dersler verir işletir cana
Can a can katarda verdirip manâ
Manâ alimleri yazar konuşmaz
Konuşmaz hakikî sözün erleri
Erlerdir alemin korkmaz serleri
Serler yıkar cahil olan sesleri
Sesler arşta çınlar taşar konuşmaz
12- DEPREMİN GECESİ YANDI TÜRKİYE
Şiddetle sarsıldı nice ocaklar
Acıya gark oldu Yurdum TÜRKİYE
Kaldı göçük altında bomboş kucaklar
Depremin gecesi Yandı TÜRKİYE
Ağlamasın artık Yurdum TÜRKİYE
Nasıl bir felâket yoktur izahı
Bilimde şaşkındır kayıp izanı
Deyyus Fransız ın kara mizahı
Depremin gecesi yandı TÜRKİYE
Ağlamasın artık Yurdum TÜRKİYE
İnançlı Milletiz korkumuz yoktur
Tevekkül tam bizde imanlı çoktur
Biliriz atılan yapay bir şoktur
Depremin gecesi yandı TÜRKİYE
Ağlamasın artık Yurdum TÜRKİYE
Elbette sorulur hesap çalandan
Milleti bu derde koyup salandan
Buna kader demek olur yalandan
Depremin gecesi yandı TÜRKİYE
Ağlamasın artık Yurdum TÜRKİYE
Kederle kavrulur yürek narına
Tutuşur ateşler canlar harına
Daha güzel günler vardır yarına
Depremin gecesi yandı TÜRKİYE
Ağlamasın artık Yurdum TÜRKİYE
Doğru olsa herkes yaptığı işte
Yıkılmaz o zaman kolon kirişte
Ey siz yetkililer ahlâkla pişte
Depremin gecesi yandı TÜRKİYE
Ağlamasın artık
Yurdum TÜRKİYE
13- ALLAHIM
Tekâmül halısı dokur yüreğim
Bir ilmeğe daha şahit sabahım
Nefsi terbiyedir benim emelim
Şeytanı hüsranla döver ALLAHIM
Yaş aldıkça gönül ediyor ezber
İyi mi kötü mü görüyor gözler
Doğruyu söylüyor şükür ki sözler
Sözü HAK olanı över ALLAHIM
Mutlak kader vardır asla değişmez
İrade kuldadır yanlış seçilmez
Hayırlı olandan asla geçilmez
Kavi olan kulu sever ALLAHIM
Gönül ferah her an sahibim sensin
Büyük mahkemede doğru şahitsin
En muazzam olan adil hakimsin
Fitnenin dilini keser ALLAHIM
Ahir zamandayız dikenli yollar
Mücadele zorlu bir avuç dostlar
Onlar ki armağan dosdoğru kullar
Yanlış olanları yerer ALLAHIM
Sırât ı müstakîm yol üzereyiz
Senin rızan için hep pervaneyiz
Din i İSLÂM için ser vermekteyiz
Sümeyyelerini sever ALLAHIM
Ebu Cehilleri eler ALLAHIM
14- AŞK I ANLAT
Bize aşkı anlat dedim
Dedi birkaç hali vardır
Nedir onlar söyle dedim
Dedi ALLAH , NEBİ yardır
ALLAH ,NEBİ özün hali
Kitap sünnet ruhun hali
Taat secde vücut hali
Bunlar varsa kul da vardır
Can ı cana katıp gelen
Gülü yâre derip gelen
Zehri ilaç edip gelen
Yapan varsa güzel kârdır
İnce ince kelâm eden
Huşu ile gönül eden
Yara için merhem eden
Eğer varsa tatlı hardır
Mecnun leyla için çölde
Ferhat şirin için dağda
Kerem aslı için yolda
Murad alan varsa AşK ‘tır
15- LEYLE
İ BERAT
Leyle i Berattır bu kutlu vakit
Ey RAHMAN cemalin sen seyre daldır
Kelâmın cihanla yapmıştır akit
Şol müslümanları kıyama kaldır
Levh i mahfuzdandı inen ayetler
Gören gözler bayram eder hayretler
Dillerde dualar affa gayretler
Şol müslümaları kıyama kaldır
Nur günü Şabana misafir ettin
Sonsuz himmetinle aleme yettin
Sen ki kullarına en kavi settin
Şol müslümanları kıyama kaldır
Top yekûn inmişti o gece KUR AN
Alim olan okur yoktur hiç duran
Dünya denen alem rahmete Turan
Şol müslümanları
kıyama kaldır
Yazılır deftere bugün doğanlar
İbadet ederek nefsi boğanlar
Aşk bahçelerini beller koğanlar
Şol müslümanları kıyama kaldır
Alem değiştiren kayıt edilir
Hadsizin günahı tel tel didilir
Cennet cehenneme bugün gidilir
Şol müslümanları kıyama kaldır
Artık RAMAZAN A bir adım kaldı
Tövbe eden kullar huzura daldı
Taat ehli olan kevserde saldı
Şol müslümanları kıyama kaldır
Feyizli ibadet BERATTA baldır
16- OLUYOR
YAR
Derdimden yüreğe sızılar dolar
Sözlerinse bana çağ oluyor yar
Derinden inceden özüm kan ağlar
Gözlerinse bana ağ oluyor yar
Yalan dünyada ki en büyük varım
İnan ki sen benim bir diğer yarım
Kolum kanadım can sermayem kârım
Varlığın sırtıma dağ oluyor yar
Taç ettim ya seni dertli başıma
Tadım tuzum oldun kattım aşıma
Geldim seninle ben kırklı yaşıma
Aşkın gül bahçeme bağ oluyor yar
17- RÜZGÂR
SAVURDU
Gönlümde ki yâre çokça kavruldu
Soldu hep güllerim rüzgâr savurdu
Gözlerimde hare birden kayboldu
Umutlarım bitti rüzgâr savurdu
Özüm pare pare bölündü dertten
Kendime duvarlar ördüm ben setten
Aradım bir çare yürekli mertten
Emeklerim yitti rüzgâr savurdu
Benim adım dare şerden hiç kaçmam
Kendini bilmezin lafını açmam
Acılara nare olurum saçmam
Vefasızlar gitti rüzgâr savurdu
Bakışları itti gönlüm yoruldu
18- UYDUR
SEN KILIFINA
Ne tehlikeli bir söz
Uydur sen kılıfına
Kanuna ne gerek göz
Uydur sen kılıfına
Amaç mış gibi olsun
Uydur sen kılıfına
Yeter ki cebi dolsun
Uydur sen kılıfına
Kimse anlamaz nedir
Uydur sen kılıfına
Kurulmuş sana sedir
Uydur sen kılıfına
Burası yalan dünya
Uydur sen kılıfına
Ahiret sanma rüya
Uydur sen kılıfına
Mizanda tartıdasın
Uydur sen kılıfına
Hilede artıdasın
Uydur sen kılıfına
Kul hakkı ne çetindir
Uydur sen kılıfına
Ödencek diyetindir
Uydur sen kılıfına
Rabbim ıslah eylesin
Uydur sen kılıfına
Yüzün yere eğmesin
Uydur sen kılıfına
19- “İnsan” olmak ne güzel ,”insansı” olmak
ne büyük heder..
SEZİLDİ
İNSAN
Ahir zamandayız imtihan çetin
Bu yalan dünyada kayboldu insan
HAK tuğlası ile örülen setin
Enkâzında kaldı ezildi insan
Alimmiş gibiler şeytan olanlar
Doğru gibi söyler yalan dolanlar
Ona haram olan bağı yolanlar
Arsızın tekiydi rezildi insan
Elbette ki vardır temiz kalanlar
Batılla cenk edip AŞK a dalanlar
Yanlışları bilip haber salanlar
Derinler ilinde sezildi insan
20- DOSTLAR
Çalışan koyamaz taş üstüne taş
Etrafı sarmış kurt görünen postlar
Yiğit’in gözünde kalmamış hiç yaş
Yolunu bulan yalaka dostlar
Helâli gözeten kalmıştır darda
Rızkının peşinde koşuyor zorda
Çakallar keyifte nargile korda
Bunların hakkı falaka dostlar
Gariptir ezilen yıpranan canlar
Şerefli izzetli tertemiz kullar
Hak hukuk bilmeyen ne bilir anlar
Yolları gidiyor helâk’a dostlar
Başları sonunda ateşe toslar
21- VAR MI Kİ
Teninden ah bir gün gidecek bu can
Şöyle bir nefeslik yolun var mı ki
Boşuna harcadın ömrünü sen yan
Yarına sermayen pulun var mı ki
Naz ile koştun sen dünyada boşa
Haramlar tatlıdır gider hep hoşa
Beşersin şaşarsın zül gelir başa
Huzura çıkacak solun var mı ki
Tövbe kapısından girmek gerekli
İstiğfar etmeli içten yürekli
Yaradan affeder kulu sürekli
Tövbeni saracak çulun var mı ki
Mağfiret edecek kulun var mı ki
BÖLÜM-2
22- KUDÜS
Dûamın kabulü ey kutlu toprak
Seni gören gözler nur a gark oldu
Yürek sığmadı ki naçiz bedene
Aşık kul un gönlü sürurla doldu
Nasıl bir heyecan anlatması zor
Nasip ettin YA RAB bakmadın hiç hor
Kudüs ki yıllardır içimde bir kor
Çok şükür kavuştum özüm can buldu
Yorulmak nedir bilmiyor vücut
Namaz kıldıkça nefs ediyor sükût
Dûaya doymuyor dil yoktur hudut
Zamanla yarışan ayaktı koldu
Yüzüm karasını sürdüm Aksaya
Yalvardım yakardım Ulu MEVLAYA
Yetmedi bakmak Kubbetüs Sahraya
Yalancı dünyanın ışığı soldu
Şahittir secdeme muallak taşı
Süzülür gözümden istiğfar yaşı
Eğerim huzurda günahkâr başı
Ömrümde gittiğim en güzel yoldu
Gülfem’in bitmeyen zikri çok boldu
23- ETMEK
GEREKLİ
Kibir hastalığı enaniyettir
Kalbi muhafaza etmek gerekli
Kul da fesatlıkta fena niyettir
Her daim istiğfar etmek gerekli
Dalıp dünyada ki boş heveslere
Nefse hizmet için yok hayallere
Beyhude hallerde zül kafeslere
Girmemek için cenk etmek gerekli
Can ı bezdirmeden canan olmalı
Diken batırmadan gül de kalmalı
Boğmadan feraha serin dalmalı
Acı tatlıyı denk etmek gerekli
Kırmadan yıkmadan tamir ederek
Tepeden bakmadan yardım ederek
Şerri hayra yorup tebdil ederek
Nurani tonda renk etmek gerekli
Gülfem in özüne bakmak gerekli
24- YALAN MI SÖYLE
Dostuna küsenler düşman yanında
Yanlışsın kardeşim olmaz ki böyle
Özünde kaldırmaz yanar canında
Ağlatan yâr olmaz yalan mı söyle
Hainler aynıdır asla değişmez
Hakikâtli can dan inan geçilmez
Bile bile kötü olan seçilmez
Herkesçe malumdur yalan mı söyle
Kaliteli insan az dost edinir
Kollar kardeşini daim didinir
Nankörün celladı diye bilinir
Sende biliyorsun yalan mı söyle
Kişinin tavrıdır onu saydıran
Hükümsüz sözüdür dili caydıran
Yüksekte ki yeri alta kaydıran
Çapsızın yanıdır yalan mı söyle
Hâl böyle olunca pusula şaşar
Zora ki mecliste ruh acı yaşar
Önünde sonunda sabrın da taşar
Canına yazıktır yalan mı söyle
Dost Gülfem sana der olmaz ki böyle
25- YAZIK SANA
Zamansız bir gülü derme
Diken batar yazık cana
Karşılıksız değer verme
Yorulursun yazık sana
Adil olan yaşar HAKÇA
Fedakârlık etme çokça
Kul dediğin daim pakça
Temiz kalmaz yazık sana
İyi niyet güzel amma
Her gülene sakın kanma
Sonra heder olup yanma
Üzülürsün yazık sana
Vefa bilmez kötü kişi
Acı vermek onun işi
Zira kırar çene dişi
Canın yanar yazık sana
Kur sağlam bir çelik hanlık
Fazla saflık perişanlık
Acı çekme yaşa anlık
Yıkılırsın yazık sana
Gülfem derki yapmasana
26- DOĞRUCU DAVUTTUR ADIM
Kulak verin ey ahmaklar
Kibrinizden kaçtı tadım
Hem fitne hem de fesatlar
Doğrucu Davut tur adım
Ben yalan nedir hiç bilmem
Kimseye kulluk edemem
Dostu sırttan hançerlemem
Doğrucu Davut tur adım
Haset fesat bana uymaz
Mavi boncuk bende olmaz
İnsan satmak hiç yakışmaz
Doğrucu Davut tur adım
Adımı koydu avare
Bilmeden övdü ne çare
Hüda nın hükmü yekpare
Doğrucu Davut tur adım
Ağam Paşam yoktur bende
Boyun büken düşer gözde
Korku bilmez yürek önde
Doğrucu Davut tur adım
Şimdi düşünün cahiller
Hali bitap sersefiller
İsmi cismi yok yitikler
Doğrucu Davut tur adım
Kelâmın özü ez cümle
Yorulma boşa nafile
Yaradan korur himmetle
Doğrucu Davut tur adım
Şeytandan korkum hiç yoktur
Abdest sağlam iman çoktur
Gülfem i yenmek pek zordur
Doğrucu Davut tur adım
27- BÜYÜKLER KONUŞULUR
Gaflete dalmış debeleniyor
Kişiliği kayıp önde koşuyor
Adımız ağzından düşmek bilmiyor
Yükümüzü sırtına alan alana
Böyle biçarelerin sayısı artsın
Zira cennette köşküm çoğalsın
Büyükler konuşulur küçük konuşur
Cehenneme odun yığan yığana
Benim ile kavga edilmez o tarakta yoktur bezim
Zaten tadda vermez çünkü yükselmez sesim
Sözümüz senettir
bizim çizgimiz keskin
Boşa kürek çeken çekene
Gülfem in kalemi yazdı kelâmı
Az biraz aklı olan aldı cevabı
Ahirinde ahiri fitne zamanı
Ömrüne boş yaş katan katana
28- BUNLAR
Akla ziyan zatlar var görüyoruz.
Sözüm ona bilge kişilik bunlar.
Aramıza büyük set örüyoruz.
Zira, faydasızlar kulübü bunlar.
Güya onlar, halis niyet sahibi..
Din, iman, takvanın kavi hatibi..
Aslında benliğin yitik kâtibi..
Çokça tehlikeli insansı bunlar.
Ona, buna çatar her an hırpalar..
Sözle değil, sesle kulak tırmalar..
Başında saçı yok, kel bu sırmalar..
Sinsidir, fitnedir kavgacı bunlar.
Edepten, hayadan inan uzaklar..
İşleri,güçleri hile tuzaklar..
Bindikleri araç nardan kızaklar..
Cehennem bekçisi, zebani bunlar.
İnsan oğlu beşer, şaşar mı? Şaşar.
Böylesi ahmaklar her yüzyıl yaşar.
Kibirleri boydan yukarı taşar.
Neydim? Ne oldum ben? Delisi bunlar.
Aman ! Dikkat edin! Güzel yürekler..
Bunların dilleri yalan kürekler..
Gayya kuyusuna talip direkler..
Yolunu şaşırmış kaybolmuş bunlar.
Gülfem’in yanında duramaz bunlar.
29- ÖMRÜNÜ TÜKETTİN
Anlamadan geçti güzel yaşların
Kimine dermandın kimine de dert
Ağardı sonunda siyah saçların
Ömrünü tükettin hayat oldu kert
Yıprandın zorlandın savaş ederken
Bağda ki yabani otu dererken
Vefasız olana halı sererken
Ömrünü tükettin bitap düştün sen
Fedâkar olsanda kime ne fayda
Oturup derdine ağla hem sayda
Ocağın altını yakıp koy çayda
Ömrünü tükettin kekre kaldı dem
Acımadın öze canına yettin
Huzurun önüne demirden settin
Ağlama hiç boşa sen kendin ettin
Ömrünü tükettin yaş doldu gözler
Gülfemdin sarardın soldu hep sözler
30- BİR GARİBİM (Arzu Halim)
Ne aşığım ne maşuğum
Aşk içinde bir vurgunum
Ne hancıyım ne yolcuyum
İz bilmezim yok bir yerim
Sağım solum bitti kavgam
Akar kanım yok saranım
Bir garibim yalan cihan
Ödül cennet yürek dayan
Sınav çetin ol sen metin
Hayra koşan dostlar edin
Önüm ardım çiçek bahçe
Sular can ı candan öte
Yârim der ki mahzun olma
Sabır güzel görür mevlâ
Adım Gülfem yazdı kalem
Şifa buldu acı yarem
31- HAKLI
OLMAK (Arzu Halim)
Haklı olmak nedir … Bilir misin ?
Sözlerini yükseltmektir , kat a sesi değil .
Kendinden emin olmak zordur …
Zira nefs ile mücadele çetin bir yoldur .
Sığınırım benlikten yaradan ’a
İstikamette sabit kıl , hizmet ehli eyle beni .
İnsan insana şifadır ,
Hayırda yarıştır beni .
Zira benim yarışım kendim ile !
Ulu dağların üzerini örten karlar misali ...
Yüreği pür i pak olan kullarından eyle
Yüzüm karasını ak eyle
ey HAK
Son nefes dahil iman ile emaneti al YA
RAB !
Senden başka yoktur çalınacak bir kapı …
Gülfem kul un kalemi yazdı duayı
Katında kabul olmasıdır onun niyazı
32- TECRÜBE ETTİĞİM
Öyle bir an gelir can yetmez
derde
İçin yanar kanar yaş dolar göze
Düşünür durursun bitmez gam
serde
Tecrübe ettiğim değdi bak söze
Çaresiz hissedip ağlar durursun
Yiterek tükenir hasta olursun
Günün sonunda hep keder bulursun
Tecrübe ettiğim değdi bak söze
Kimseye anlatma derdini sakın
Mesafe iyidir zırhını takın
Aldanıp kanarak görme hiç yakın
Tecrübe ettiğim değdi bak söze
İnsansın beşersin hata yaparsın
Arada sırada terse saparsın
Doğruyu bularak seti kaparsın
Tecrübe ettiğim değdi bak söze
Gülfem'in kalemi değdi bak öze
33-
YÜKSELMEZ SESİM
Gaflete dalmış debeleniyor
Kişiliği kayıp önde koşuyor
Adımız ağzından düşmek bilmiyor
Yükümüzü sırtına alan alana
Böyle biçarelerin sayısı artsın
Zira cennette köşküm çoğalsın
Büyükler konuşulur küçük konuşur
Cehenneme odun yığan yığana
Benim ile kavga edilmez o
tarakta yoktur bezim
Zaten tatta vermez zira
yükselmez sesim
Sözümüz senettir çizgimiz keskin
Boşa kürek çeken çekene
Gülfem
in kalemi yazdı kelamı
Az biraz aklı olan aldı cevabı
Ahirinde ahiri fitne zamanı
Ömrüne boş yaş katan katana
34-
YANAR ÖZÜM
Ölüm denen gerçek çaldı kapıyı
Yüreğim kavruldu hep yaşlı gözüm
Yerle yeksan etti yıktı yapıyı
Matemli yuvamda ah yanar özüm
İçimde bir sancı nasıl anlatsam
Aşığa Ozana derdim söyletsem
Eşime dostuma kime dinletsem
Matemli yuvamda ah yanar özüm
Biter mi bu acı kederli günler
Oysa ki ne mutlu güzeldi dünler
Artık dokuyorum çileli yünler
Matemli yuvamda ah yanar özüm
Kul Gülfem diyor ki bak kanar sözüm
BÖLÜM-3
35- BABAM
Ne güzel adamsın sen
babam
Şerefli onurlu
haysiyetli iyi kalpli
Yıllardır öteledin hayallerini
İhtiyaçlarını isteklerini
Yok ki benim bir eksiğim
Yeter ki siz eksilmeyin
Bir işçi maaşıyla altı evlat büyüttün
Başımızda çatın karnımızda helal aşın
Kimselere muhtaç etmedin
Arkamızda koca bir dağ gibisin
Bir de toplumda bize saygınlık kazandırdın
Göğsümüzü gere gere dik ve mağrur bir şekilde
Biz DURMUŞUN kızlarıyız demek mutluluğunu yaşattın
Bilmem nasıl ödenir senin o mübarek hakkın
RABBİM nasip etsin sana hakkıyla yapmak evlatlığım
Derim ya babam senin adın DURMUŞ diye yazılır amma
ADAM diye okunur ATAM !!
GÜL kızın sana kurban !!
Bize bir kez bile çaresizlik sevgisizlik duygusal açlık
nedir bildirmeyen her daim bize dağ olan haysiyetli çalışkan mert babam Durmuş
Ali POLAT’A hiç bitmeyecek olan derin sevgi ve saygımın tezahürü olan
yaklaşık 10 yıl evvel kaleme almış olduğum şiirim..
Çok şükür hayatta iken yoğun duygular ve büyük heyecan ile
karşısına geçerek şiirimi kıymetlime okudum.Fakat kitabımda yer aldığını
göremedi ..
Zira kitabımı çıkarma aşamasında maalesef ki kendisi ile
beraber mide kanserine yakalandığını ve son evresinde olduğunu öğrendik.
Hâl böyle olunca çalışmam sekteye uğradı.
Ve benim 40 yaşım ..
En mutlu ve en hüzünlü yaşım.
Mutluluk getirdi en çok arzu ettiğim KUTLU KUDÜS Diyarına
gittim.
Üzdü derinden 1982 yılı Ramazan’ı ŞERİFTE doğdum ve ne
acıdır ki 2023 Ramazan ‘ı ŞERİFTE Babacığımı Dar-ı Beka’ya uğurladım.
RUHUN ŞAD MAKAMIN ÂLİ MEKÂNIN CENNET OLSUN BABAM !
36- DEVLET HATUN HATİCE SULTAN
Öyle güzel annem var ki benim
Size hangi özelliğinden bahsedeyim
Altı çiçeğin fedakâr annesi
Eşinin gün güneşi ceylan gözlü biriciği
Eli var bereketli dili var tatlı bal gibi
Yüzü güler her daim sevgi dolu yüreği
Toplar bir araya huzurla ailesini
Kendine geç kalır da bize yetişir şimşek gibi
Sinesinde uyutur saklar sakınır bizi
Kimselere laf ettirmez korur Asena gibi
Yuvamız ın temeli aşı suyu yemeği
Dile kolay bir değil altı tane
Kız evlât yetiştirdi ilim ve terbiye ile
Telli duvaklı gelin verdi her birini edeple
Adı Hatice sultan lâkabı Devlet Hatun biline
Senin bir nebzen anne olabilsek ne mutlu bize
Gülfem kızın duasıdır RABBİM ömrünü uzunn eyleye
CANIM ANNEME EN KALBİ SEVGİ ve SAYGILARIM İLE
Altı çiçeğine ve eşine ömrünü adayan güçlü fedakâr ve kanaat sahibi tam
manâsı ile ANADOLU KADINI NENE HATUN anneciğim için 13.06.2023 tarihinde
kaleme almış bulunduğum şiirim.
Canımın can ı anam ..
YÜCE RABBİM sana daha nice
sağlıklı hayırlı bereketli yıllar
nasip etsin !
Seni çok seviyorum HATİCE SULTAN !
37- GAZİM
Vatan Millet Bayrak Ezan uğruna
Teslim oldu yirmisinde PEYGAMBER Ocağına
Sıra bende vermem bir karışını namerde
Toprağım ATAM dan emanettir GAZİ ye
Hiç sakınmaz gözünü budaktan
Çarpışırken olur kolundan bacağından
Patlar avucunda el bombası koparda parmakları
Aldırmaz hiç savaşır TÜRK ün balası
Ne hikayeler yarım kalır nihayetinde
Kiminin eşi eli olur kimi göz olur eşine
Kimine baston olur eşi kimine söz
Kimi GAZİM in sol yanı derin bir köz
Ödenmez GAZİM senin hakkın
Savaştın toprağa akıttın kanın
Ne mübarek ne kutludur derecen
PEYGAMBERİME komşusun
ŞEHİHİDİME yaren
Kıyıldı nikahımız evvelde seninle
Ey HAK iki cihanda bizi beraber eyle
Ne ŞEREFTİR hizmetindeyim GAZİM in
Şükür sebebim çok dünyada cennetteyim
Adın MUSTAFA dır DADAŞ ım senin
POLAT tır soyun yüreğin engin
REFİKAN GÜL dür evladın BURAK
HUDA dan tek dileğim senin ile yaşlanmak
Günlerden bir gün yine bir şiirimi yazarken eşimin sitemi
ile karşılaştım. Gülfem’im hep yazıyorsun hep yazdın(başkalarına) bana
hiç yazmadın dedi..
Ben de kendisine saygıdeğer GAZİM ben sana her gün her an
zaten şiir tadında kelâmlar ediyorum yazmaya ne hacet dedim.
Dedim ama aynı anda eşime olan duygularımı zihnimde yazmaya
başlamıştım bile..
Ve BURSA Büyükşehir Kültür Akademisi Şube Müdürü kıymetli
hocam Sn.Erdinç ERTÜZÜN ve dahi nezdinde GENÇLEŞEN TÜRKÜLER Proje Topluluğu’nun birdirinden kıymetli
sazendelerinin sürprizime olan
destekleri ile 19.02.2022 tarihinde TÜMŞAD dernek yerleşkemizde biz GAZİ
ve ŞEHİT Ailelerimiz için hazırladıkları o güzel programda kıymetli eşim
sayıdeğer GAZİM Mustafa POLAT Beyefendiye ithafen yazmış olduğum şiirimi sundum.
Adı MÜSLÜMAN
SOYADI TÜRK
olan
ÜLKEMİZ TÜRKİYEMİZ’İN
SELÂMETİ İÇİN BEDEL ÖDEMİŞ KAHRAMANIM
!
Sana olan vefa borcum bir ömür bitmeyecek RABBİM senden
ebeden ve daimen razı olsun ve dahi esirgesin.
Seni seviyorum
38- OĞUL
Yalan dünyada ki eşsiz hediyem
Gönlümün sahibi Burak Alp oğul
Nefesim ömrümsün daha ne diyem
Canımın parçası Burak Alp oğul
RABBİM İN nimeti gözüm haresi
Olanca yaramın derman çaresi
Nazende yüreğin şeker paresi
Sözümün anlamı Burak Alp oğul
Sen benim evlâdım lütfu keremim
Tertemiz deryayı öze serenim
Her hali berendir huzur verenim
Ruhumun ferahı Burak Alp oğul
Gül bülbülsüz olsa hali hazandı
Hayatım seninle mânâ kazandı
RAHMAN beni sana anne yazandı
Yuvamın neşesi Burak Alp oğul
Bağımın meşesi Burak Alp oğul
Bana YÜCE RABBİMİN yalan dünyada ki en kıymetli armağanı
olan CENNET MEYVEM evlâdım Burak Alp’im için 09.03.2023 tarihinde 24. Ad
gününde kaleme almış olduğum şiirim..
RABBİM esirgesin seni ömrüm oğul ..
39- DOĞDUM BEN
Yirminci yüzyılda seksen iki yılında
Açtım gözlerimi dünya döndü doğdum ben
Akşam ezânında güzel melek salında
Kutlu ramazanda iftar oldu doğdum ben
Sıcak temmuz ayı güneş altından sarı
Kumsalda karpuzlar üstlerinde de arı
Erimez tepede Uludağların karı
Payitaht Bursam da güller açtı doğdum ben
Annemin ilkiyim göz nuru kıymetliyim
Babamın tomrisi pek de bir haşmetliyim
Allıyım nazlıyım birazda zahmetliyim
Nenemin adıyla sülaleye doğdum ben
Kiraz mevsimidir rengârenktir pazarlar
Erik dallarını bakan gözler nazarlar
Bu güzellikleri kelâm eder yazarlar
Böylesi şenlikte temaşa da doğdum ben
Namıdiğer Gülfemim iyi ki dodum ben
40- İNCİ
TANESİ
Bakmak ile görmek aynı gibiler ..
Fakat ayrı haller ..
Ruhen görebilen ,
Hüsn -ü zan üzere olan dostlar ..
Birer “İNCİ TANESİLER” .
Pek çok değerin ve dahi sevginin tükendiği günümüzde samimi
muhabbet bağında buluştuğunuz sözlere gerek duymadan gözleriniz ile
anlaşabildiğiniz İNSANA sahip olmak bir ayrıcalıktır.
Çok şükür ben lalezarım ile gül bağımda muhabbet
halindeyim..
Oya BAŞAR TANIR
CANCAĞAZIM LALEZARIM seni ALLAH için seviyorum DOSTUM !!
41- GÜZEL İSPİRİM
Dağları karlı ulu ve sarptır
Erzurum un incisi can a ilaçtır
Kadını Nene Hatun adamı Dadaştır
Senin ögünde ölim güzel İSPİR İM
Milliyetçi kimliği her daim önde
TÜRK ün ocağı dır durmaz geride
Mökkemdir duruşu verse seride
Senin ögünde ölim güzel İSPİR İM
Bugün olmuş kalen meydan okur
yıllara
Oğul uşak kızınla döktün ermeni yi
yollara
ATA nın toprağını vermedin sen
küffara
Senin ögünde ölim güzel İSPİR İM
Doğu ile karadeniz in buluştuğu
yersin
Sen ki medeniyetin yegâne
beşiğisin
Ezelden ebede süre gelensin
Senin ögünde ölim güzel İSPİR İM
Yeşilin her bir tonu yaşar
bağrında
Bin bir çeşit nimet var toprağında
Nice yiğitler yatar Mert kucağında
Senin ögünde ölim güzel İSPİR İM
Coğrafi işaretli şeker fasulyen
Namı ülkeyi aştı var mı bilmeyen
Yoktur sana gelirken çoruh
dan geçmeyen
Senin ögünde ölim güzel İSPİR İM
Adımız MÜSLÜMAN soyadımız TÜRK bizim
Duruşumuz kavi sözümüz senettir
kardeşim
Şeytan bile kandıramaz çok zekidir
milletim
Senin ögünde ölim güzel İSPİR im
Ben biz sene gurban olağh CAN CAN CAN İSPİR İM
Ata toprağıma özüme duymuş olduğum sevgimin yansımasıdır bu
şiirim.
Memleket sevdası..
Çünkü ben DADAŞ kızıyım !!
42- KARAGÖZ
Payitaht BURSAMIZ ın en kadim kültürüdür
Karagöz ile Hacivat iki yarım bir bütündür
Her daim birbirlerine ediyorlar nükte
Dertleri Halk ın ahvalini iletmek Devletliye
İş bu perdenin aslı iki erdedir
Karagöz alaylı Hacivat mekteplidir
Temaşa eder Teba yı güldürürler
Aynı anda belağı Sultana iletirler
Kambur Bali Çelebi yani Karagözdür kendisi
Demirci ustasıdır pek yamandır sözleri
Halil Hacı İvazdır Hacivat ın öz adı
Duvarcı ustasıdır kelamı hep kibardır
Bu iki can arkadaş hep atışıp dururlar
Tatlı sert konuşup işi Hiciv e bağarlar
Zamanın Sultanı Yiğit GAZİ ORHANDIR
Amma ferman sahibi kambur ile hacıdır
Günlerden bir gün Sultanın sabrı taşar
İşte o vakit Karagöz ile Hacivat sırra kadem basar
Şeyh Küşteri onları arar tarar bulamaz
İş başa düşer zira Millet oyun bekler
Artık Küşteri Meydanıdır Karagöz perdesinin adı
Karagözcülüğün Piridir Küşterinin mahlası
Cihana nam salmıştır bu eşsiz sanat
TÜRK ÜN zekası ile devam etmekte naat
Bu hayal perdesiyle kaç kuşak büyümüştür
Daha nice nesiller seyredip bilecektir
Gülfem kul un kalemi yazdı kelamı
Der ki armağanım olsun Kadim gelenek var olsun
Hasılı rahmet olsun Şeyh Küşteriye
Temaşanın mimarı Hacivat ile Karagöze
Her üçü de meftundur BURSAMIZ IN kalbinde
Ebedi dergahları ÇEKİRGE ve dahi MURADİYE
Kadim Kültürümüz’ün UNESCO tarafından somut olmayan mirası
olarak kabul görmüş ve PAYİTAHT BURSAMIZ’IN bağrında yıllardır süre gelen bir
var oluş olarak TÜRKİYEMİZDE ilk ve tek olma unvanına sahip olan KARAGÖZ
MÜZEMİZ için 08.04.2022 tarihinde kaleme almış olduğum manzum şiirim 03.08.2022
tarihinden itibaren BURSA / ÇEKİRGE semtinde bulunan KARAGÖZ MÜZEMİZDE
sergilenerek yerini almış bulunmaktadır.
Nesilden nesile okunacak olan faydalı çalışmamız’ın fikir
babası olan çok kıymetli dostum ve dahi kardeşim TÜMSİAD BURSA ŞUBE Sekreteri
Sn.Ahmet ÇİÇEKAY’ A ve KARAGÖZ MÜZE sorumlusu Sn. Mesut EMİR Beyefendiye şahsımıza ve dahi kalemimize
vermiş oldukları değerden dolayı en kalbi duygularım ile şükranlarımı sunuyorum
.
Var olsunlar !
BÖLÜM-4
43- KAPILAR
Hayata karışmak onu okumak , geniş bir açıdan bakmak bilgi
ve farkındalık ister.
Zira “bilgi” sonu olmayan engin bir deniz..
Şehirlerin ,evlerin, odaların kapıları olduğu gibi ,her
insanında kapıları vardır ..
Kiminin ; hayra açılan yeşilin her tonunu arındıran mavi
gökyüzüne açılır..
Kiminin ise,kapkara zindanlar misali balta girmemiş lanetli
ormanlara.
O yüzdendir iyiler ile kötülerin Dar ı Fenada bitmek
bilmeyen savaşı.
İyi olanla anlaşmak her kişinin işi..
Fakat kötüye sabretmek ve dahi ıslahı yolun da dua etmekte
“Er kişinin” işi.
Biz iyi olma yolunda mücadelemize devam etmeliyiz..Etmeliyiz
ki Dar ı Beka’ya vardığımız vakit kazananlardan olalım.
Çoğu kez Din i İslâmda YARADA’nın emrettiği hususlarda
maalesef ki fetva kısmında kalıyoruz..
Oysa ki müslüman takva da yarışmalı nefsi emmareyi yere
çalıp nefsi kâmile koşmalı.
Kazananlardan olmak duası ile..
Hayırlara açılan kapılarımız ,hayırlara götüren dostlarımız
olsun.
AMİNN BİNLERLE AMİNN
44- HAYIRLI DOSTUM
VAR BENİM
“En hayırlı dost , seni hayra sevk edendir”.
Buyuruyor Hz .ALİ (r.a )
İşte hâl böyle olunca , sesi ruha şifa olan bir dost
kalbiniz ‘ in numarasını çevirir ve sizi arayıverir..
Yaşadığımız bu madde aleminden mânâ alemine davet eder.
Böylece seyahât başlar..
Gönlünüzde gül açar avucunuzda dûa olur..
O nedenle dostlarınızı “hayra” sevk edin..
Hayırlı dostlar edinin.
Sizi hayırdan alıkoyanları ise evvelâ hayırda yarışa davet ,
icabet etmedikleri vakit , derhâl “terk” edin !!
Çok şükür..
Dostum var benim bir inci tanesi
Gülfem ‘den , Lalezar ’a aktı bu gönül haresi..
45- HEP BANA RABBENA
Fili görmeyen gözler hep pireyi arıyor
Yavuz hırsız her daim ev sahibini bastırıyor
Kendine hak olanı başkasına çok görüyor
İnsanoğlu ne garip hep bana Yâ Rabbena
Senden bekleniyor hep takdir bu kez yoktur
Bir adım atmaktan imtina eden çoktur
Kibir kumkuması tevazuda en sondur
İnsanoğlu ne garip hep bana YÂ Rabbena
Biz boyun bükmeyiz yanlış yanlıştır
Kimse yular vuramaz bilen bilmiştir
Tepeden bakan yıkıp geçmiştir
İnsanoğlu ne garip hep bana YÂ Rabbena
Huda verir dünyalık her şeyi bana
Tuzak kurma kardeşim yazıktır sana
Nefs i emareye uyma zararı cana
İnsanoğlu ne garip hep bana YÂ Rabbena
Benlikten Yaradan a sığınmak lâzım
Senden dehaları var etmelisin hazım
İşte o zaman olursun kullarda kâzım
İnsanoğlu ne garip hep bana YÂ Rabbena
46- MEMEDİM
Her gün acı bir haber
Yine şehit oldu yiğit er
Söylemesi dile kolay
Gönüller kor kor yanar
Ah Vatanım vah Memedim
Nice analar kaldı yavrusuz
Büyük sevdalar onlar ki yarsız
Ne hikayeler bitti daha başlamadan
Bebeler kundakta gelinler yasta
Ah Vatanım vah Memedim
Şüphesiz Cennet mekândır makam
Lâkin sonu olsun yeter bu acı bu gam
Ülkemin dört yanı feryatla figân
Toprak kana doydu yürek kavruldu
Ah Vatanım vah Memedim
47- BUKALEMUN
Etrafta çok kimliksiz var
Sorsan hepsi bir yerin mensubular
Çıkarları uğrunda bir solda bir sağdalar
Bukalemun misali çok renkli yaratıklar
Ne denir ki bunlara
Sanıyorum Şahsiyetsiz tanımı halleriyle müsemma
Ah bir de nara atarlar
Vatan Millet Sakarya
Amma arka planda Kim ki bunlar
Eee ne yapalım yani olmuşlarsa Şehit Gazi
Şerefli dereceyi pis ağızlarına alırlar
Kurt postuna bürünmüş sizi gidi çakallar
Ne yazık ki
Sizin gibi kansızlar
Bu bayrak altında gölgeleniyor
At izi it izine karışmış
ŞEHİT GAZİMİN kanı sizin kursağınızı dağlamış
Bizden size tavsiye
Secerenize bir bakın
Zira aslınız TÜRK olsaydı
Kanınız gavur akmazdı
48- ÇABA İSTİYOR
Her akşam güneş batıyor ufuktan
Ömür dediğinde biter yavaştan
İnsanlar tükeniyor yitik yarıştan
Hızla uzaklaşarak Aziz huzurdan
Niceler geldi geçti bomboş dünyadan
Kim neler götürdü bu yok çarşıdan
Okşadıysan eğer bir yetimi başından
Kazanacaksın o vakit cennet tacından
İyilikte yarışmak gerekli
Her daim kalmalı temiz yürekli
Yaradılan olmalı her zaman
şefkatli
Rahmanın emri de bu çokça değerli
İyi kötü kolay olunmuyor
Her ikisi de bir çaba istiyor
Kul ki yolunu kendi seçiyor
Doğruyu bulan canlar HAKK’a varıyor
49- BAYRAM HALİ
Yine bir CUMA vakti
Müminin Bayram hali
En sevgili ye ( s.a.v )
Merhaba ! iki cihan güneşi
Merhaba ! iki cihan serveri
Diyebilmenin en duru hali
Ellerimizi açtık semaya
Hacet kapısı açık ise ne alâ
Alemlerin sahibi Hz. HUDA ya ( c.c )
Ben geldim YA RAB
Afffına mazhar olmaktır niyazım
Diyebilmenin en duru hali
50- DAİM ALLAH ( c.c ) YOLUNDA(Arzu Halim)
Işık hüzmesi altında
Yeşilin her tonunda
Suyun tertemiz akışında
Ruhum huzur yurdunda
Güzellikler düşünen
Hep iyilikte birleşen
Fenalık hiç bilmeyen
Yürek ferah içinde
Faydalı olmak amaç
Zarardan uzak kaçmak
İnsan kalmaya çalışmak
Akıl emin ellerde
Evrilmeyen kavi haysiyet
Daldan dala konmayan şahsiyet
Yaranmaya çalışmayan feraset
Daim ALLAH ( c.c ) yolunda
51- KİMLİK MESELESİ
Adımız MÜSLÜMAN
Soyadımız TÜRK bizim
Peygamber duasına mazhar olmuş milletim
Ezelden ebede Din i İSLAM Yurt için
Candan geçmiş ser vermişiz
TURAN ÜLKÜMÜZ için yaşıyor ırkım
KIZIL ELMA hedef yürekler yangın
Bozkurtlar Alperenler Asenalar HAK için
Daha nice ŞEHİTLER GAZİLER sırasını bekliyor
Ne mutlu TÜRK ÜM diyene
Gür ses ile haykırıp künyesini bilene
Kimlik meselesidir safını belli etmek
Âli Osman ! Evlâd ı
Fatihan ! Cumhuriyet çocuklarıyız !
Vesselam.
52- PABUÇ BIRAKMAM
Bakıyorum hayat penceresinden
Daha neler öğretecek acep diyorum
Ne namertler var ortalıkta geziyor
Amma asla pabuç bırakmam diyorum
Hiç demedim dememde her şeye hee
Yok öyle bolluk !!
Biz ALLAH A eğeriz boyun
Yarattığı kul a etmeyiz kulluk !!
Velhasılı duruşumuz net sözümüz kavi
Kalıba göre şekil almadık almayız diyorum
53- RAMAZAN
Oruçluyum yalana
büyük küçük günaha
Niyetliyim YA RABBİ hayırda yarışmaya
İstiğfarım sanadır
boyun büktüm huzurda
Riyadan gösterişten en uzağa kaçmaya
Sahurda soframa koyuyorum telkîn
Diyorum ey Gülfem her daim ol sakin
Sabır eyle zinhar doğruluktan ayrılma
Kırık dökük ibadetin sevabını savurma
Ezan ı Muhammed i
şahittir bu halime
İftar ediyorum binbir çeşit himmetle
Selam verdim tebaya selam aldım sevgiyle
Değerli olan vicdan
daldı huzur gölüne
Ey HAK muradım odur ki razı olsun RAMAZAN
Hane sahibi acizden şikayetçi olmadan
Yüzüm karasını yuyan
pür i pak yapan
Selamete kaldırsın bayrama ulaştırsın
54- YÂ RAB
Ben bir yok oluşun hor çağındayım
Yozlaşan dünyanın ortasındayım
Kötülüğün çetin zor bağındayım
Gidişat çok kötü dert yanmaktayım
Nereye bu gidiş nereye böyle
Kim oldu bunlara sebep kim söyle
İnsan ki insana olmalı gölge
Bıraktı aç susuz yollarda çölde
Kul kanmış dünyanın boş hevesine
Girmiş zül olan bir demir kafese
Dört nala koşuyor kısır zafere
Ne acıdır YÂ RAB herkes biçare
Yüzüm yok duaya huzura çıkmam
Bir ömür alnımı secdeye koysam
Yalvarsam yakarsam af kapın çalsam
Nihayet Cemâlin ben seyre dalsam
İşte o vakit ben huşu bulurum
Yarattığın noksan aciz kulunum
Sen istersen şayet tamam olurum
Rahmetinle kuşat yoksa kururum
55- YA TUTARSA
İnsanoğlu ne garip …
Kimi hizmete aşık , kimi fesat ‘a
batık .
Kimi Yarada ‘nın
rızasına çabalar ...
Kimi şeytanla zar atar .
Hileli işleri olsun diye …
Bir de göle maya çalar …
YA TUTARSA ?
VAH ki VAH ! Yolundan şaşanlara …
Hak davayı bırakıp , kuldan meded umanlara .
Dün ki ağaya methiyeler dizip …
Yeni geleni kucaklayanlar …
Rüzgarın yönünde fırıldak kalacaklar .
Bir o yana bir bu yana , savrulup duracaklar .
56- ZAFERE KOŞANLAR
26 AĞUSTOS Dumlupınar da
Başladı büyük taarruz Vatan aşkıyla
Atam şahsen komuta etti taarruzu
30 unda bertaraf
etti yunan tohumunu
Çok değil sadece birkaç yıl önce idi
Aziz Millet aslında dünya ya öğretmişti
Tarih tekerrürden ibarettir ya hani
“ÇANAKKALE GEÇİLMEZ” asla demişti
Dünyanın gördüğü en büyük mücadele
TÜRK Milleti yine kahramanlıkta önde
Atam dedi o vakit ilk hedef Akdeniz
9 Eylül de yunanı denize dökeceğiz
Güzel İzmir şahit oldu bu kutlu zafere
İngilizi fransızı italyanı yenilmişti kefere
Zira iman gücü var milletimin göğsünde
Ne mutlu ! Ne mutlu !
TÜRK ÜM diyene !
57- MUTLAK TESLİMİYET
Yüce Yaradan nasip edecekse kuluna bir şeyi...
Kimse geçemez önüne nafiledir bir çare mücadelesi.
Boşuna harcamamak gerek sayılı nefesi!
Zira, mutlak kader diye bir gerçek
Ve Sıdk ı bütün inananlar var.
Hâl böyle olunca, hayır kapıları açılır ardınca...
Gönül selamet içinde YEZDANA sığınınca.
58- BİZİM MEZİYETİMİZ
Gülüşlerim var benim ..
Dostlarıma sefa,
Düşmemi bekleyenler cefa ..
Haddi aşanlara ..
Olmadı
!!
Sen bir dur bakalım orada
Hayat bu hem
acı hem de tatlı ..
Sınar insanı kahırla bazen de mutlulukla ..
Her biri ders aldırır, boş olmayan kullara ..
Heybeyi dolduran selamet ile yola revan ..
Hasılı insanız yahu insan !!
Az biraz et kemik, bir nefes, bir de nefis ..
Duygularımız armağan, ruhumuz elbisemiz ..
Kirletmeden yaşamak bizim meziyetimiz.
BÖLÜM-5
59- BEHRİ ZAMAN ( RUBAİ )
Zamanın behrinde “edep” ile “haya” kardeşmiş ..
Öyle ki ; hep el ele , kol kola yek gezerlermiş ..
Yıllar gelmiş geçmiş hadsiz ! saygısız ! olmuş insan ..
Ahlâkı güzel , takva
ehli kullar azalıvermiş .
60- ÇİLE YÜNLERİ
( RUBAİ )
Sabrıma borçluyum ben bu günleri
Beni ben yapan tüm tecrübeleri
Unutmak mümkün mü geçmiş dünleri
Dokuduğum iptir çile yünleri
61- KOYUNLAR ( RUBAİ )
Kasapların kavgasında taraf tutan koyunlar
Bir bedava çayır için otlar susar ahmaklar
Nitekim yolun sonunda mezbahane görünür
Bunu hesaplayamaz ki yok akıllı dehalar
62- KIT DÜŞMANLAR ( Bir Tür Rubai )
Ah siz ne çok zikrediyorsunuz bizi
Sayenizde ziyadeleşiyor Cennet Köşklerimiz hani
Eee daha kıymetli dostlar bulmamız mümkün değil değil mi
Sizin gibi kıt düşmanlar dostlar başına ilahi
Yine de siz insanlıktan istifa etmeyin insansılar hemi
63- BABAM GİTTİ BENİM
(RUBAİ)
Ruhum ağlar her an
acı çekerim
İçim kanar yanar
keder tüterim
Her gün ömrüme ben
sabır ekerim
Babam gitti benim
yalan dünyadan
64- ÇİÇEK GİBİ
Su gibi AZİZ olun !!
Zehir gibi EZİYET olmayın !!
Yolumuz ..
ÇİÇEK gibi insanlara çıksın !!
65- FARK VAR
İnsandan insana şükür ki FARK VAR !!
Zira , Güvercinde kuş , Karga da , Şahinde ..
66- GIYBET
Gıybet acizlerin çabasıdır ..
YAPMAYINIZ !!
Kendinizi geliştirmekle meşgul olunuz .
67- İLKEM
Haddi bilmek güzeldir .
Haddi aştırmamak elzemdir .
Bu hâl üzere olmak , benim
“kat’i” ilkem’dir !!
68- MUHSİNLER
Yok ki günümüzde sen gibi yiğit
Etrafta çok fazla olmamış çiğit
Vatan evlâtları kırgın her yer doldu it
Fırıldaklar döner MUHSİNLER kalır
Kurtlar uluyunca çakal dağılır !!
69- VURGULARIM
Çok sabırlıyımdır.
Zira, iyi niyetim suistimale uğradığı ve dahi arsızlar haddi aştığında;
“hoşcakal’ımın” merhabası olmaz !
Yok saymayı uygular , olmayan değerlerini vurgularım.
70- OMURGA
Omurgalı ve şahsiyetli duruş ne büyük bir zenginliktir
71-KOCAMAN BİR FARK
Emek verenler ile simsarlar arasında KOCAMAN bir fark vardır
Emek veren;üretir ,aktiftir
Simsar ise;tüketir ,pasiftir
Biri var olan ışığını yükseltir ..
Diğeri ise onun gölgesinde dilenir.
72- MAHKEME
Rabbim !
Sabrı sebat üzere olan bir kul olmayı diliyorum senden ..
Sen ki ; en güzel vekil,mahkemesi en adil olansın .
Ve o gün ( hesaplaşma ) geldiğinde ..
“hakimde”sensin “şahitte”.
73- KORKU
Çember daralmış..
Korku yürekleri sarmış.
Bir garip çırpınış !
Küçülmekte hızla olmayan yarış
Ey gidinin mağlup neferleri..
Ölmüşler ağlayanları,yitmişler bulanları yok.
Ahirinde ahirinde münafıklar ise pek çok !
74- VURUR TAŞA
Geliyordu gelmekte olan !
Korkunun ecele faydası yok ki !
İnce ince düşünüp doğru giden kişiler ..
Ram olur HAKK’a alır
mükâfatını .
Kurnazlık yaptığını sananlar ,
Vurur taşa HER ZAMAN
baltanın sapını .
75- İMKÂN GÖZÜYLE (ARUZE)
Ben imtihanlarıma imkân gözüyle bakarım
Dersler aldıkça saçıma bir gül daha takarım
Herkese koşar yaraya merhem olur yakarım
Kendime yetişmekte ise az biraz sakarım
İnsan olan gönülde dûa olmaktır amacım
Yüreği pak sözü hak can’a her daim yamacım
76- NASİP
Hüsn - ü zan var iken ,
Su - i zan’ a ne
gerek ?
İnsan olmak var iken
,
Şeytana uymak ne demek ?
Nefse hizmet benliktir ..
ALLAH muhafaza !
Nesle hizmet şereftir !
Nasip olmaz her kul a .
77- ÇARK(BEYİT)
Düzenin çarkı bozulalı epey bir zaman olmuş ..
Rüzgârsız havada dönen fırıldakların sebebi buymuş .
Bir o yana bir bu yana yalpalıyor gidişat ,
Sonu görmeye az kaldı sükûnet halindeyiz .
Elbet karar verilecek bizde beklemedeyiz .
Bakalım fitnelerin
sonu neye varacak ..
Şer devam mı edecek ?
Yoksa…
Hayır mı kazanacak ?
78- BİLGİ
Taklitler “aslını” yaşatır .
Bu da bizde , BÜYÜK bir TEBESSÜM bırakır …
Birileri çizer , birileri oynar ..
Birileri AKleder !! Birileri mahveder.
Olanı bile nakledemez .
Zira , yaradılışları buna müsaade etmez .
BİLGİ ; “ deniz” gibidir ..
Boğulmamak için “inci” ye varmak gerekir .
79- AKİF
Oturdum şöyle baş köşeye
Ve dayadım sırtımı Bayrağım ‘a
Kulak kabarttım AKİF’İN kelâmına
Bayrak dedi ki hür olmak zordur dik duruş ister
O da sen de olduğu için sevmez seni tıyniyetsizler
AKİF hemen ekledi asıl meziyet budur
Kötüye karşı durmak er kişinin huyudur
80- BİÇARELER
ALLAH VAR ! ALLAH
YAR!
Akıllı ve olgun kişide bulunmaz zerre- i miskâl kibir ..
Başını eğer , ağaç dalları gibi.
Zira meyvesi çoktur , ondandır taşlayanı ..
Zaten kim ne yapar boş boş oturana ?
Sözüm sizedir ; Şeytana hizmet eden biçareler !!
İNSANLIĞA faydalı olmak çok güzel !!
81- KALIBA GÖRE
Kalıba göre şekil alanlar
!..
Dün yanlış dediklerini , bugün doğru kılanlar !..
Hiçbir hedefi olmayan , biçare boş insanlar !..
Şakşakçılıkta sınıf atlıyor ..
O daldan bu dal’a konmaya çalışıyor .
82- MAHLUK – MALİK
“Mahluk” iken “malik” gibi yapanlar
İnce hesapları vardır HÜDA’nın
Ve dahi derin çukurları
En tehlikelisinden tuzakları
Sığınmışım hesaplaşmayı yaradan “şahidin” kendisi “hakim”
olan ALLAH’A..
83- ACEMİLER
Duyuyorum sağda solda namımı yüceltiyorsunuz ..
Öyledir yok böyledir diye ..
İsmimi zikrediyorsunuz .
Biz hep sahalardaydık
..
Acemiler !
Takipte kalın ..
Belki az biraz iyilik sizede geçer .
BÖLÜM-6
84- GÜLDÜN
Ben senin uğruna özümden geçtim
Yâr aşk bağında ki kırmızı gül ’dün
Dünyayı karşıma aldım da seçtim
Sen kaf dağında ki tepeden güldün
85- ELİN
Divaneyim sana sevda çekerim
Yarama merhemdi şifalı elin
Gönül bostanıma acı ekerim
Terki diyar ettin oldun yad elin
86- YAZMA
Dünden kalmış çayın kekre demiyim
Sevda oyasından başımda yazma
Dertler deryasında kayıp gemiyim
RABBİM kullarına acı yazılar yazma
87- ÖĞÜT
Ah almak fenadır bunu yapmayasın
Benden sana kalsın bu sözüm öğüt
Kibir putlarına zinhar tapmayasın
Nefs-i emareyi kamilde öğüt
88- YAŞ
Ömür dediğimiz
dar-ı fenada
Hem acı hem tatlı aldığın her yaş
Ödül almak için dar-ı bekada
Durma sen her daim dök samimi yaş
89- VAR
Kendini temize çıkarmak için
Söylesene kardeş kaç saatin var
Ebedi alemde Cennet yurdunda
Olabilmek için doğru yola var
90- ASMA
Bak ne
diyorum ben kulak ver bana
Tatlı tatlı üzüm veriyor asma
Konuşur alimde cahil olanda
Her söylenene sen hiç kulak asma
91- TAŞ
Rahmanın nuruna gark olmak için
Coştur gönlünü hep aşk elinden taş
İnanan müslüman kul olmak için
Yumuşak huylu ol zinhar olma taş
92- SAÇ
Yalan dünya bir gün takmaya değmez
Her vakit sen etrafa mutluluk saç
Kahırlanma boşa kendini yorma
Yoksa kalmaz başta bir tel siyah saç
93- AT
Hayatta zorluklar hep var olacak
Sen mutluluk için kederleri at
Börtü böcek kuşlar cıvıl cıvıl bak
Nasılda koşuyor dört nala kır at
94- SERİN
Şahlandı dertlerim kalmışım
zorda
Benim yüreğime dermanı serin
Acılar içinde kavruldum korda
Şifa denizinde sular çok serin
95- YOL
Meşakkâtli dünya denen bu alem
Durmadan yabani otları hep yol
Bitmiyor ki çetin olan imtihan
Yılmadım bilirim dikenli bu yol
96- SELAM
Can tende oldukça yazacak kalem
Hali ahvalini edecek kelam
Sözünü bilerek yoluna revan
Acemi Gülfem hep verecek selam
97- MENZİL
RABBİME tevekkül içinde olabilmektir gayemiz
Bu idrak ile faydalı hallerin peşindeyiz
Menzile ulaşmak için istikametten şaşmayan Hz. HANSA
olmaktır emelimiz

Yazıya ilk yorumu siz yazarak düşüncelerinizi diğer kullanıcılarla paylaşabilirsiniz.