Güleser POLAT

İnsanlık Makamı


 




ÖNSÖZ ///    

İçine doğmuş olduğum çok huzurlu baba ocağım ve dahi ana kucağım olan hanemizde başladı benim şiire ve yazmaya olan tutkum.

Zira her iki geniş ailem bir araya geldiği vakit sohbetin ilerleyen bölümünde kendimi maniler ,atma türküler , beyitler ile fevkalâde bir kültürel zenginlik ve temaşa hali içinde buluyordum.

Sonrasında küçük  yaşta yapmış olduğum evliliğim ile farklı mesuliyetler annelik ve GAZİ eşi olmamım getirdiği sorumluluklarım dolayısıyla eğitim hayatımı  ve edebiyata olan ilgimi ilerleyen zaman dilimine bıraktım.

Otuzlu yaşlarımdan sonra artık vaktidir diyerek sevgili eşim Mustafa bey’in takmış olduğu ismim ile müsemma olan Gülfem mahlasım ile  hayata dair tüm duygularımı gözlemlerimi ifade etmiş olduğum şiirlerimi şu an elinizde tutmuş olduğunuz ilk kitabım ile siz gönül dostlarıma sunmuş bulunmaktayım.

Her birinize kıymetli vaktinizi ayırarak çıkmış olduğum içsel yolculuğuma yarenlik ettiğiniz için en kalbi duygularım ile şükralarımı sunuyorum

Saygılarımla..

 

 

 

 BÖLÜM-1

1)      “Hor” görmeyen , “hoş” bakan yürekler var olsun !

2)      En üstün makam olan, “İNSANLIK MAKAMINA” ulaşmak ümidi ile…

3)      Ve dil susar ;

Manidar duygular.. yürekten kelâma , kelâmdan kaleme ,kalemden kağıda dökülüverir .

4- İNSANLIK MAKAMI

                                                                                                                                                                                Pek çok makamlar gördük dünyada

Çoğunda sadece boş koltuklar vardı

Belki üstünde oturuyordu insan

Amma  hizmet ehli değildi lisan

 

Mesele neydi ?  Neydi umulan ?

Bir yaraya merhem olmak

Bir yetimi kucaklamak

İnsan insana şifadır ya hani

Köprüler kurup iyilikte yarışmak

 

Aslında çok kolay insan olmak

Kibirden arınıp benlikten yaradan a sığınmak

Bir yürekte gül olup dillerde dua açmak

Kullar içinde Hz. HIZIR a rastlamak

 

 

 

 

İşte o vakit seçilmiş olur insan

Zira bunlar HUDA dan yaradılana  emr olunan

Hiç bir olur mu şaki ile  kağan

“İNSANLIK MAKAMINA” ulaşmak ne büyük bir armağan

“İNSANLIK MAKAMINA “ ulaşmak büyük erdem vesselam .

 

 

5-  “En büyük düşmanın , iki kaburga kemiğinin arasında olan düşmandır .”

                                                                                Hz. MUHAMMED ( s.a.v )

Hâl böyle olunca  , efendimiz de buyurunca ;

Kalbi Selim olmak icab eder . ne çok mütevazı , ne çok müşkülpesent , ne de müptezel !!

Orta karar , her daim en hayırlısıdır

Müminler..

 

BULURSUN

Çok eğilme İnsan basamak olma

Kendini tartmazın sözü olursun

Lafını bilmezler kulaktan dolma

Konuşurlar seni acı bulursun

 

Dik dur sığınak ol eyvallah etme

Doğruyu savun da yanlışa gitme

Zenginin yanında yoksulu itme

ALLAH muhafaza sacı bulursun

 

Karakter sağlamsa ay gibi parlar

Saflığın sembolü tertemiz karlar

İyi insanlar ki AşK ile harlar

Ey kul o vakit sen tacı bulursun

RABBİM davet eder hacı olursun

 

6-  KURNAZLIK & CAHİLLİK

Ne kadar acı bir durum değil mi ?

Cahil olmak..

Yaradanın verdiği aklı ,ilim ile bilim ile süslemek var iken tevessül etmemek.

Oysa ki inananlara gelen ilk emir “oku”!

Ve Hz.ALLAH .. KELAMULLAHTA ekseriyetle buyuruyor ;

“Akl etmez misiniz”..?

Bizler ..gerçek manâda iman etmiş bir Müslüman tavrı ile Muhammed i şuura sahip Hz. İnsan olabilme gayreti içinde olmalıyız.

Şeytani ilmden değil,Rahmani ilimden beslenerek enaniyetten sakınmalıyız.

Hasılı..

Kurnazlık; “zekâ”değil,gafil’in yanılgısıdır.

 

DİYE GÖRÜRLER

Bağın meşakkâtini bülbüller çeker

Meyvesini kargaya lâyık görürler

Alimler uğraşırlar ilimler eker

Cahilleri bilendir diye görürler

 

Solun yanar çileli kızıllı narda

Ruhun ile nefs cenkte kalıyor harda

HAKK ‘a  olan aşkındır özünde yarda

Amma bunu dünyalık diye görürler

 

İşte ! Sen sen ol ey kul ! yeise dalma

Saf kalbine hüsranla acılar salma

Fazlaca mütevazı olupta kalma

Çok olan aklını kıt diye görürler

Kurnazlıkta zekâdır diyebilirler

 

 

7- Tekâmül ; Ham iken olgunlaşmaktır.

Tecavüz ; Her şeyde haddi aşmaktır.

Cehalet ; Çukura gömülüp kalmak..

İlim ; Kaynamaktır ,dolup taşmaktır.

Demiş…

Üstat , Abdurrahim KARAKOÇ

 

O vakit .. Mamafih , tekâmül etmeliyiz daima..

Tecavüz etmemeliyiz !! Zinhar ve kat’a..

Cehalet ile cenk etmeliyiz AşK ‘la..

Ve pek tabii ; İLİM deryasında abdest tazelemeliyiz çokça !!

 

Der Gülfem ve devam eder..

 

TEKÂMÜL EDİYORUM

Ben kendimi bileli

Tövbe ile sileli

Nefsi kalple dileli

Tekâmül ediyorum

 

Gözüm gördü olanı

Daim HAKK’ la dolanı

Yalan sözle solanı

Gönlümden atıyorum

 

Ne doğrudur ne yalan

Ne eksilen ne kalan

Kim ziyandır kim talan

Olanı görüyorum

 

 

Artık özü bulana

Yunus gibi kuluna

Satmaz sözü puluna

Aşıklar seçiyorum

 

Düşman kimdir dost nerde

Cahil olan her yerde

Kadim akıl var serde

Yanlışı seziyorum

 

Yalan dünya bıkılır

Takva kullar sıkılır

Asi olan tıkılır

Ahiri biliyorum

 

Duam şudur her daim

Dilim olsun çok saim

Gönlüm ise pek zaim

Bunları diliyorum

Zikr ile pişiyorum

 

8- İNSAN(1)

 İnsan denen varlık

 İki türlüdür bilin

 Kimi verir hep darlık

 Öyle olanı silin

 

Kimi nurla paklıdır

Kimi daim haklıdır

Kimi narda saklıdır

Öyle olanı silin

 

Biri aşk ile coşar

Biri fitneye koşar

Biri idrakî boşar

Öyle olanı silin

 

Kul vardır iman özde

Kul vardır güven gözde

Kul vardır yalan sözde

Öyle olanı silin

 

Var Yusufça çileler

Var alimler bileler

Var alçakça hileler

Öyle olanı silin

 

Kârdır hizmette olan

Zül dür kibirle dolan

Yalanla yitip solan

Öyle olanı silin

 

Dolu kalp İbrahimi

Bilir hep ER RAHİMİ

Nemrut olmaz Fehimi

Öyle olanı silin

Bunlar düzelmez bilin

 

 

 

 

 

9- İNSAN(2)

 

Ahlâken evsafen temiz yollarda

Sureten sireten güzeldir insan

Hayırda yarışıp derviş kollarda

Sımsıkı yek vücut olmalı insan

 

Söze göze öze imtina eden

Zikirli himmetli ibadet eden

Doğruyu gönlünde misafir eden

Yanlışa sapmadan kalmalı insan

 

Ezmeyen kırmayan yapıcı olan

Sevilen sayılan görünen olan

Kibirden riyadan arınmış olan

Yabani otları yolmalı insan

 

 

Muhammed i şuur hallerde kalan

Secdede istiğfar edip kul kalan

Rabıta içinde rabbani kalan

Benlikte yiterek solmalı insan

 

Hatırı gönülü kollayıp bilen

Sözünü tartmayı demeyi bilen

Haddini aşmayıp kendini bilen

Manevi aşk ile dolmalı insan

 

 

 

 

Rahmet kapısında boynunu büküp

Nefsini ezerek diz üstü çöküp

Nedamet getirip gözyaşı döküp

Umutla kapıyı çalmalı insan

 

(Son kıta muhterem kalemdaşım ŞAİR Nazmi SARAÇOĞLU Hocamın şiirimin değerine değer katan naziresidir.)

Şahsına en kalbi duygularım ile şükranlarımı sunuyorum.

 

10-  AŞAR KENDİNİ ( LEBDEĞMEZ )

Candan öte senle olan kederler

Dertler canı yakar eşer kendini

Acıyla yoğrulur sonra ne derler

Hayat öğretirken deşer kendini

 

İnsanoğlu dalar dünya kârına

Çalışır her türlü koşar yarına

Zararla ziyanla yanar harına

Sonu nerededir şaşar kendini

 

Yandıkça yanarsın içten derinden

Hâl öyle olunca düşer terinden

Seni de sonunda eder yerinden

Özüne dönerek yaşar kendini

 

 

Ruhun huzurludur güçlü zikirle

Kul dediğin ise coşar şükürle

Gönülde ki kudret ulu takdirle

Yaradan nuruyla aşar kendini

Kul öze döner de işler ahdini

 

11- YAZAR  KONUŞMAZ  ( ZİNCİRBENT )

 

Bir ömür yollara düşen ayaklar

Ayaklar baş olmuş şaşmış akıllar

Akıllar ziyankâr kalmış afallar

Afallayan gönül susar konuşmaz

 

Konuşmaz yüreğim dilimde izler

İzleri saklarım kalbimde gizler

Gizler canım da ki acıyı gözler

Gözler ağma olmuş yumar konuşmaz

 

Konuşmaz ki özüm ne desem boştur

Boştur yalan dünya ayaklar koştur

Koştur sen bakalım belki son hoştur

Hoştur akarsular çağlar konuşmaz

 

Konuşmaz kaderin yaşatır sana

Sana dersler verir işletir cana

Can a can katarda verdirip manâ

Manâ alimleri yazar konuşmaz

 

Konuşmaz hakikî sözün erleri

Erlerdir alemin korkmaz serleri

Serler yıkar cahil olan sesleri

Sesler arşta çınlar taşar konuşmaz

 

 

 

 

12- DEPREMİN GECESİ YANDI TÜRKİYE

 

Şiddetle sarsıldı nice ocaklar

Acıya gark oldu Yurdum TÜRKİYE

Kaldı göçük altında bomboş kucaklar

Depremin gecesi Yandı TÜRKİYE

Ağlamasın artık Yurdum TÜRKİYE

 

Nasıl bir felâket yoktur izahı

Bilimde şaşkındır kayıp izanı

Deyyus Fransız ın kara mizahı

Depremin gecesi yandı TÜRKİYE

Ağlamasın artık Yurdum TÜRKİYE

 

İnançlı Milletiz korkumuz yoktur

Tevekkül tam bizde imanlı çoktur

Biliriz atılan yapay bir şoktur

Depremin gecesi yandı TÜRKİYE

Ağlamasın artık Yurdum TÜRKİYE

 

Elbette sorulur hesap çalandan

Milleti bu derde koyup salandan

Buna kader demek olur yalandan

Depremin gecesi yandı TÜRKİYE

Ağlamasın artık Yurdum TÜRKİYE

 

Kederle kavrulur yürek narına

Tutuşur ateşler canlar harına

Daha güzel günler vardır yarına

Depremin gecesi yandı TÜRKİYE

Ağlamasın artık Yurdum TÜRKİYE

 

Doğru olsa herkes yaptığı işte

Yıkılmaz o zaman kolon kirişte

Ey siz yetkililer ahlâkla pişte

Depremin gecesi  yandı  TÜRKİYE

Ağlamasın artık  Yurdum TÜRKİYE

 

13-  ALLAHIM

Tekâmül halısı dokur yüreğim

Bir ilmeğe daha şahit sabahım

Nefsi terbiyedir benim emelim

Şeytanı hüsranla döver ALLAHIM

 

Yaş aldıkça gönül ediyor ezber

İyi mi kötü mü görüyor gözler

Doğruyu söylüyor şükür ki sözler

Sözü HAK olanı över ALLAHIM

 

Mutlak kader vardır asla değişmez

İrade kuldadır yanlış seçilmez

Hayırlı olandan asla geçilmez

Kavi olan kulu sever ALLAHIM

 

Gönül ferah her an sahibim sensin

Büyük mahkemede doğru şahitsin

En muazzam olan adil hakimsin

Fitnenin dilini keser ALLAHIM

 

 

 

 

Ahir zamandayız dikenli yollar

Mücadele zorlu bir avuç dostlar

Onlar ki armağan dosdoğru kullar

Yanlış olanları yerer ALLAHIM

 

Sırât ı müstakîm yol üzereyiz

Senin rızan için hep pervaneyiz

Din i İSLÂM için ser vermekteyiz

Sümeyyelerini sever ALLAHIM

Ebu Cehilleri eler ALLAHIM

 

14-  AŞK I  ANLAT

Bize aşkı anlat dedim

Dedi birkaç hali vardır

Nedir onlar söyle dedim

Dedi ALLAH , NEBİ yardır

 

ALLAH ,NEBİ özün hali

Kitap sünnet ruhun hali

Taat secde vücut hali

Bunlar varsa kul da vardır

 

Can ı cana katıp gelen

Gülü yâre derip gelen

Zehri ilaç edip gelen

Yapan varsa güzel kârdır 

 

İnce ince kelâm eden

Huşu ile gönül eden

Yara için merhem eden

Eğer varsa tatlı hardır

 

Mecnun leyla için çölde

Ferhat şirin için dağda

Kerem aslı için yolda

Murad alan varsa AşK ‘tır

 

15-  LEYLE İ BERAT

Leyle i Berattır bu kutlu vakit

Ey RAHMAN cemalin sen seyre daldır

Kelâmın cihanla yapmıştır akit

Şol müslümanları kıyama kaldır

 

Levh i mahfuzdandı inen ayetler

Gören gözler bayram eder hayretler

Dillerde dualar affa gayretler

Şol müslümaları kıyama kaldır

 

Nur günü Şabana misafir ettin

Sonsuz himmetinle aleme yettin

Sen ki kullarına en kavi settin

Şol müslümanları kıyama kaldır

 

Top yekûn inmişti o gece KUR AN

Alim olan okur yoktur hiç duran

Dünya denen alem rahmete Turan

 Şol müslümanları kıyama kaldır

 

Yazılır deftere bugün doğanlar

İbadet ederek nefsi boğanlar

Aşk bahçelerini beller koğanlar

Şol müslümanları kıyama kaldır

 

 

Alem değiştiren kayıt edilir

Hadsizin günahı tel tel didilir

Cennet cehenneme bugün gidilir

Şol müslümanları kıyama kaldır

 

Artık RAMAZAN A bir adım kaldı

Tövbe eden kullar huzura daldı

Taat ehli olan kevserde saldı

Şol müslümanları kıyama kaldır

Feyizli ibadet BERATTA baldır

 

16-  OLUYOR YAR

Derdimden yüreğe sızılar dolar

Sözlerinse bana çağ oluyor yar

Derinden inceden özüm kan ağlar

Gözlerinse bana ağ oluyor yar

 

Yalan dünyada ki en büyük varım

İnan ki sen benim bir diğer yarım

Kolum kanadım can sermayem kârım

Varlığın sırtıma dağ oluyor yar

 

Taç ettim ya seni dertli başıma

Tadım tuzum oldun kattım aşıma

Geldim seninle ben kırklı yaşıma

Aşkın gül bahçeme bağ oluyor yar

 

 

 

17-  RÜZGÂR SAVURDU

 

Gönlümde ki yâre çokça kavruldu

Soldu hep güllerim rüzgâr savurdu

Gözlerimde hare birden kayboldu

Umutlarım bitti rüzgâr savurdu

 

Özüm pare pare bölündü dertten

Kendime duvarlar ördüm ben setten

Aradım bir çare yürekli mertten

Emeklerim yitti rüzgâr savurdu

 

Benim adım dare şerden hiç kaçmam

Kendini bilmezin lafını açmam

Acılara nare olurum saçmam

Vefasızlar gitti rüzgâr savurdu

Bakışları itti gönlüm yoruldu

 

18-  UYDUR SEN KILIFINA

 

Ne tehlikeli bir söz

Uydur sen kılıfına

Kanuna ne gerek göz

Uydur sen kılıfına

 

Amaç mış gibi olsun

Uydur sen kılıfına

Yeter ki cebi dolsun

Uydur sen kılıfına

 

 

 

Kimse anlamaz nedir

Uydur sen kılıfına

Kurulmuş sana sedir

Uydur sen kılıfına

 

Burası yalan dünya

Uydur sen kılıfına

Ahiret sanma rüya

Uydur sen kılıfına

 

Mizanda tartıdasın

Uydur sen kılıfına

Hilede artıdasın

Uydur sen kılıfına

 

Kul hakkı ne çetindir

Uydur sen kılıfına

Ödencek diyetindir

Uydur sen kılıfına

 

Rabbim ıslah eylesin

Uydur sen kılıfına

Yüzün yere eğmesin

Uydur sen kılıfına

 

 

 

 

 

 

 

19-  “İnsan” olmak ne güzel ,”insansı” olmak ne büyük heder..

 

         SEZİLDİ İNSAN

 

Ahir zamandayız imtihan çetin

Bu yalan dünyada kayboldu insan

HAK tuğlası ile örülen setin

Enkâzında kaldı ezildi insan

 

Alimmiş gibiler şeytan olanlar

Doğru gibi söyler yalan dolanlar

Ona haram olan bağı yolanlar

Arsızın tekiydi rezildi insan

 

Elbette ki vardır temiz kalanlar

Batılla cenk edip AŞK a dalanlar

Yanlışları bilip haber salanlar

Derinler ilinde sezildi insan

 

 

 

 

20- DOSTLAR

Çalışan koyamaz taş üstüne taş

Etrafı sarmış kurt görünen postlar

Yiğit’in gözünde kalmamış hiç yaş

Yolunu bulan yalaka dostlar

 

 

 

Helâli gözeten kalmıştır darda

Rızkının peşinde koşuyor zorda

Çakallar keyifte nargile korda

Bunların hakkı falaka dostlar

 

Gariptir ezilen yıpranan canlar

Şerefli izzetli tertemiz kullar

Hak hukuk bilmeyen ne bilir anlar

Yolları gidiyor helâk’a dostlar

Başları sonunda ateşe toslar

 

21- VAR MI Kİ

Teninden ah bir gün gidecek bu can

Şöyle bir nefeslik yolun var mı ki

Boşuna harcadın ömrünü sen yan

Yarına sermayen pulun var mı ki

 

Naz ile koştun sen dünyada boşa

Haramlar tatlıdır gider hep hoşa

Beşersin şaşarsın zül gelir başa

Huzura çıkacak solun var mı ki

 

Tövbe kapısından girmek gerekli

İstiğfar etmeli içten yürekli

Yaradan affeder kulu sürekli

Tövbeni saracak çulun var mı ki

Mağfiret edecek kulun var mı ki

 

 

 

 

 

 

BÖLÜM-2

 

22- KUDÜS

Dûamın kabulü ey kutlu toprak

Seni gören gözler nur a gark oldu

Yürek sığmadı ki naçiz bedene

Aşık kul un gönlü sürurla doldu

 

Nasıl bir heyecan anlatması zor

Nasip ettin YA RAB bakmadın hiç hor

Kudüs ki yıllardır içimde bir kor

Çok şükür kavuştum özüm can buldu

 

Yorulmak nedir bilmiyor vücut

Namaz kıldıkça nefs ediyor sükût

Dûaya doymuyor dil yoktur hudut

Zamanla yarışan ayaktı koldu

 

Yüzüm karasını sürdüm Aksaya

Yalvardım yakardım Ulu MEVLAYA

Yetmedi bakmak Kubbetüs Sahraya

Yalancı dünyanın ışığı soldu

 

Şahittir secdeme muallak taşı

Süzülür gözümden istiğfar yaşı

Eğerim huzurda günahkâr başı

Ömrümde gittiğim en güzel yoldu

Gülfem’in bitmeyen zikri çok boldu

 

 

 

 

 

 

23-  ETMEK GEREKLİ

Kibir hastalığı enaniyettir

Kalbi muhafaza etmek gerekli

Kul da fesatlıkta fena niyettir

Her daim istiğfar etmek gerekli

 

Dalıp dünyada ki boş heveslere

Nefse hizmet için yok hayallere

Beyhude hallerde zül kafeslere

Girmemek için cenk etmek gerekli

 

Can ı bezdirmeden canan olmalı

Diken batırmadan gül de kalmalı

Boğmadan feraha serin dalmalı

Acı tatlıyı denk etmek gerekli

 

Kırmadan yıkmadan tamir ederek

Tepeden bakmadan yardım ederek

Şerri hayra yorup tebdil ederek

Nurani tonda renk etmek gerekli

Gülfem in özüne bakmak gerekli

 

 

 

 

24- YALAN MI SÖYLE

 

Dostuna küsenler düşman yanında

Yanlışsın kardeşim olmaz ki böyle

Özünde kaldırmaz yanar canında

Ağlatan yâr olmaz yalan mı söyle

 

Hainler aynıdır asla değişmez

Hakikâtli can dan inan geçilmez

Bile bile kötü olan seçilmez

Herkesçe malumdur yalan mı söyle

 

Kaliteli insan az dost edinir

Kollar kardeşini daim didinir

Nankörün celladı diye bilinir

Sende biliyorsun yalan mı söyle

 

Kişinin tavrıdır onu saydıran

Hükümsüz sözüdür dili caydıran

Yüksekte ki yeri alta kaydıran

Çapsızın yanıdır yalan mı söyle

 

Hâl böyle olunca pusula şaşar

Zora ki mecliste ruh acı yaşar

Önünde sonunda sabrın da taşar

Canına yazıktır yalan mı söyle

Dost Gülfem sana der olmaz ki böyle

 

 

 

 

25- YAZIK SANA

 

Zamansız bir gülü derme

Diken batar yazık cana

Karşılıksız değer verme

Yorulursun yazık sana

 

Adil olan yaşar HAKÇA

Fedakârlık etme çokça

Kul dediğin daim pakça

Temiz kalmaz yazık sana

 

İyi niyet güzel amma

Her gülene sakın kanma

Sonra heder olup yanma

Üzülürsün yazık sana

 

Vefa bilmez kötü kişi

Acı vermek onun işi

Zira kırar çene dişi

Canın yanar yazık sana

 

Kur sağlam bir çelik hanlık

Fazla saflık perişanlık

Acı çekme yaşa anlık

Yıkılırsın yazık sana

Gülfem derki yapmasana

 

 

 

 

26- DOĞRUCU DAVUTTUR ADIM

 

Kulak verin ey ahmaklar

Kibrinizden kaçtı tadım

Hem fitne hem de fesatlar

Doğrucu Davut tur adım

 

Ben yalan nedir hiç bilmem

Kimseye kulluk edemem

Dostu sırttan hançerlemem

Doğrucu Davut tur adım

 

Haset fesat bana uymaz

Mavi boncuk bende olmaz

İnsan satmak hiç yakışmaz

Doğrucu Davut tur adım

 

Adımı koydu avare

Bilmeden övdü ne çare

Hüda nın hükmü yekpare

Doğrucu Davut tur adım

 

Ağam Paşam yoktur bende

Boyun büken düşer gözde

Korku bilmez yürek önde

Doğrucu Davut tur adım

 

Şimdi düşünün cahiller

Hali bitap sersefiller

İsmi cismi yok yitikler

Doğrucu Davut tur adım

 

Kelâmın özü ez cümle

Yorulma boşa nafile

Yaradan korur himmetle

Doğrucu Davut tur adım

 

Şeytandan korkum hiç yoktur

Abdest sağlam iman çoktur

Gülfem i yenmek pek zordur

Doğrucu Davut tur adım

 

27- BÜYÜKLER KONUŞULUR

 

Gaflete dalmış debeleniyor

Kişiliği kayıp önde koşuyor

Adımız ağzından düşmek bilmiyor

Yükümüzü sırtına alan alana

 

Böyle biçarelerin sayısı artsın

Zira cennette köşküm çoğalsın

Büyükler konuşulur küçük konuşur

Cehenneme odun yığan yığana

 

 

Benim ile kavga edilmez o tarakta yoktur bezim

Zaten tadda vermez çünkü yükselmez sesim

Sözümüz senettir  bizim çizgimiz keskin

Boşa kürek çeken çekene

 

 

 

 

Gülfem in kalemi yazdı kelâmı

Az biraz aklı olan aldı cevabı

Ahirinde ahiri fitne zamanı

Ömrüne boş yaş katan katana

 

28- BUNLAR

Akla ziyan zatlar var görüyoruz.

Sözüm ona bilge kişilik bunlar.

Aramıza büyük set örüyoruz.

Zira, faydasızlar kulübü bunlar.

 

Güya onlar, halis niyet sahibi..

Din, iman, takvanın kavi hatibi..

Aslında benliğin yitik kâtibi..

Çokça tehlikeli insansı bunlar.

 

Ona, buna çatar her an hırpalar..

Sözle değil, sesle kulak tırmalar..

Başında saçı yok, kel bu sırmalar..

Sinsidir, fitnedir kavgacı bunlar.

 

Edepten, hayadan inan uzaklar..

İşleri,güçleri hile tuzaklar..

Bindikleri araç nardan kızaklar..

Cehennem bekçisi, zebani bunlar.

 

 

 

 

 

İnsan oğlu beşer, şaşar mı? Şaşar.

Böylesi ahmaklar her yüzyıl yaşar.

Kibirleri boydan yukarı taşar.

Neydim? Ne oldum ben? Delisi bunlar.

 

Aman ! Dikkat edin! Güzel yürekler..

Bunların dilleri yalan kürekler..

Gayya kuyusuna talip direkler..

Yolunu şaşırmış kaybolmuş bunlar.

Gülfem’in yanında duramaz bunlar.

 

29- ÖMRÜNÜ TÜKETTİN

Anlamadan geçti güzel yaşların

Kimine dermandın kimine de dert

Ağardı sonunda siyah saçların

Ömrünü tükettin hayat oldu kert

 

Yıprandın zorlandın savaş ederken

Bağda ki yabani otu dererken

Vefasız olana halı sererken

Ömrünü tükettin bitap düştün sen

 

Fedâkar olsanda kime ne fayda

Oturup derdine ağla hem sayda

Ocağın altını yakıp koy çayda

Ömrünü tükettin kekre kaldı dem

 

 

 

 

 

Acımadın öze canına yettin

Huzurun önüne demirden settin

Ağlama hiç boşa sen kendin ettin

Ömrünü tükettin yaş doldu gözler

Gülfemdin sarardın soldu hep sözler

 

30- BİR GARİBİM (Arzu Halim)                                                                                   

Ne aşığım ne maşuğum

Aşk içinde bir vurgunum

 

Ne hancıyım ne yolcuyum

İz bilmezim yok bir yerim

 

Sağım solum bitti kavgam

Akar kanım yok saranım

 

Bir garibim yalan cihan

Ödül cennet yürek dayan

 

Sınav çetin ol sen metin

Hayra koşan dostlar edin

 

Önüm ardım çiçek bahçe

Sular can ı candan öte

 

Yârim der ki mahzun olma

Sabır güzel görür mevlâ

 

Adım Gülfem yazdı kalem

Şifa buldu acı yarem

 

31- HAKLI   OLMAK (Arzu Halim)

Haklı olmak nedir … Bilir misin ?

Sözlerini yükseltmektir , kat a sesi değil .

 

Kendinden emin olmak zordur …

Zira nefs ile mücadele çetin bir yoldur .

 

Sığınırım benlikten yaradan ’a

İstikamette sabit kıl , hizmet ehli eyle beni .

 

İnsan insana şifadır ,

Hayırda yarıştır beni .

 

Zira benim yarışım kendim ile !

 

Ulu dağların üzerini örten karlar misali ...

Yüreği pür i pak olan kullarından eyle

 

Yüzüm karasını ak eyle  ey HAK

Son nefes dahil iman ile emaneti  al  YA RAB !

 

Senden başka yoktur çalınacak bir kapı …

 

Gülfem kul un kalemi yazdı duayı

Katında kabul olmasıdır onun niyazı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

32- TECRÜBE ETTİĞİM

 

 

Öyle bir an gelir can yetmez derde

İçin yanar kanar yaş dolar göze

Düşünür durursun bitmez gam serde

Tecrübe ettiğim değdi bak söze

 

 

Çaresiz hissedip ağlar durursun

Yiterek tükenir hasta olursun

Günün sonunda hep keder bulursun

Tecrübe ettiğim  değdi bak söze

 

Kimseye anlatma derdini sakın

Mesafe iyidir zırhını takın                               

Aldanıp kanarak görme hiç yakın

Tecrübe ettiğim değdi bak söze

 

 

 

 

 

İnsansın beşersin hata yaparsın

Arada sırada terse saparsın

Doğruyu bularak seti kaparsın

Tecrübe ettiğim değdi bak söze

Gülfem'in kalemi değdi bak öze

 

 

 

33- YÜKSELMEZ SESİM

 

Gaflete dalmış debeleniyor

Kişiliği kayıp önde koşuyor

Adımız ağzından düşmek bilmiyor

Yükümüzü sırtına alan alana

 

Böyle biçarelerin sayısı artsın

Zira cennette köşküm çoğalsın

Büyükler konuşulur küçük konuşur

Cehenneme odun yığan yığana

 

Benim ile kavga edilmez o tarakta yoktur bezim

Zaten tatta vermez zira yükselmez sesim

Sözümüz senettir çizgimiz keskin

Boşa kürek çeken çekene

 

 

 

 

Gülfem in kalemi yazdı kelamı

Az biraz aklı olan aldı cevabı

Ahirinde ahiri fitne zamanı

Ömrüne boş yaş katan katana

 

 

34- YANAR ÖZÜM

 

Ölüm denen gerçek çaldı kapıyı

Yüreğim kavruldu hep yaşlı gözüm

Yerle yeksan etti  yıktı yapıyı

Matemli yuvamda ah yanar özüm

 

İçimde bir sancı nasıl anlatsam

Aşığa Ozana derdim söyletsem

Eşime dostuma kime dinletsem

Matemli yuvamda ah yanar özüm

 

Biter mi bu acı kederli günler

Oysa ki ne mutlu güzeldi dünler

Artık dokuyorum çileli yünler

Matemli yuvamda ah yanar özüm

Kul Gülfem diyor ki bak kanar sözüm

 

 

 

 

 

 

BÖLÜM-3

 

35- BABAM

Ne güzel  adamsın sen babam

Şerefli  onurlu haysiyetli iyi kalpli

 

Yıllardır öteledin hayallerini

İhtiyaçlarını isteklerini

 

Yok ki benim bir eksiğim

Yeter ki siz eksilmeyin

 

Bir işçi maaşıyla altı evlat büyüttün

Başımızda çatın karnımızda helal aşın

 

Kimselere muhtaç etmedin

Arkamızda koca bir dağ gibisin

 

Bir de toplumda bize saygınlık kazandırdın

Göğsümüzü gere gere dik ve mağrur bir şekilde

 

Biz DURMUŞUN kızlarıyız demek mutluluğunu yaşattın

 

Bilmem nasıl ödenir senin o mübarek hakkın

RABBİM nasip etsin sana hakkıyla yapmak evlatlığım

 

Derim ya babam senin adın DURMUŞ diye yazılır amma

ADAM diye okunur ATAM !!

 

GÜL kızın sana kurban !!

 

Bize bir kez bile çaresizlik sevgisizlik duygusal açlık nedir bildirmeyen her daim bize dağ olan haysiyetli çalışkan mert babam Durmuş Ali POLAT’A hiç bitmeyecek olan derin sevgi ve saygımın tezahürü olan yaklaşık 10 yıl evvel kaleme almış olduğum şiirim..

Çok şükür hayatta iken yoğun duygular ve büyük heyecan ile karşısına geçerek şiirimi kıymetlime okudum.Fakat kitabımda yer aldığını göremedi ..

Zira kitabımı çıkarma aşamasında maalesef ki kendisi ile beraber mide kanserine yakalandığını ve son evresinde olduğunu öğrendik.

Hâl böyle olunca çalışmam sekteye uğradı.

Ve benim 40 yaşım ..

En mutlu ve en hüzünlü yaşım.

Mutluluk getirdi en çok arzu ettiğim KUTLU KUDÜS Diyarına gittim.

Üzdü derinden 1982 yılı Ramazan’ı ŞERİFTE doğdum ve ne acıdır ki 2023 Ramazan ‘ı ŞERİFTE Babacığımı Dar-ı Beka’ya uğurladım.

RUHUN ŞAD MAKAMIN ÂLİ MEKÂNIN CENNET OLSUN BABAM !

 

 

36- DEVLET HATUN HATİCE SULTAN

 

Öyle güzel annem var ki benim

Size hangi özelliğinden bahsedeyim

Altı çiçeğin fedakâr annesi

Eşinin gün güneşi ceylan gözlü biriciği

 

Eli var bereketli dili var tatlı bal gibi

Yüzü güler her daim sevgi dolu yüreği

Toplar bir araya huzurla ailesini

 

Kendine geç kalır da bize yetişir şimşek gibi

Sinesinde uyutur saklar sakınır bizi

Kimselere laf ettirmez korur Asena gibi

Yuvamız ın temeli aşı suyu yemeği

 

Dile kolay bir değil altı tane

Kız evlât yetiştirdi ilim ve terbiye ile

Telli duvaklı gelin verdi her birini edeple

Adı Hatice sultan lâkabı Devlet Hatun biline

 

Senin bir nebzen anne olabilsek ne mutlu bize

Gülfem kızın duasıdır RABBİM ömrünü uzunn eyleye

 

                                                 CANIM ANNEME EN KALBİ SEVGİ ve SAYGILARIM İLE

 

Altı çiçeğine ve eşine ömrünü  adayan güçlü fedakâr ve kanaat sahibi tam manâsı ile ANADOLU KADINI NENE HATUN anneciğim için 13.06.2023 tarihinde kaleme almış bulunduğum  şiirim.

Canımın can ı anam ..

YÜCE RABBİM sana daha nice  sağlıklı hayırlı bereketli  yıllar nasip etsin !

Seni çok seviyorum HATİCE SULTAN !

 

37- GAZİM

Vatan Millet Bayrak Ezan uğruna

Teslim oldu yirmisinde PEYGAMBER Ocağına

Sıra bende vermem bir karışını namerde

Toprağım ATAM dan emanettir GAZİ ye

 

Hiç sakınmaz gözünü budaktan

Çarpışırken olur kolundan bacağından

Patlar avucunda el bombası koparda parmakları

Aldırmaz hiç savaşır TÜRK ün balası

 

Ne hikayeler yarım kalır nihayetinde

Kiminin eşi eli olur kimi göz olur eşine

Kimine baston olur eşi kimine söz

Kimi GAZİM in sol yanı derin bir köz

 

Ödenmez GAZİM senin hakkın

Savaştın toprağa akıttın kanın

Ne mübarek ne kutludur derecen

PEYGAMBERİME  komşusun ŞEHİHİDİME yaren

 

Kıyıldı nikahımız evvelde seninle

Ey HAK iki cihanda bizi beraber eyle

Ne ŞEREFTİR hizmetindeyim GAZİM in

Şükür sebebim çok dünyada cennetteyim

 

Adın MUSTAFA dır DADAŞ ım senin

POLAT tır soyun yüreğin engin

REFİKAN GÜL dür evladın BURAK

HUDA dan tek dileğim senin ile yaşlanmak

 

Günlerden bir gün yine bir şiirimi yazarken eşimin sitemi ile karşılaştım. Gülfem’im hep yazıyorsun hep yazdın(başkalarına) bana hiç yazmadın dedi..

Ben de kendisine saygıdeğer GAZİM ben sana her gün her an zaten şiir tadında kelâmlar ediyorum yazmaya ne hacet dedim.

Dedim ama aynı anda eşime olan duygularımı zihnimde yazmaya başlamıştım bile..

Ve BURSA Büyükşehir Kültür Akademisi Şube Müdürü kıymetli hocam Sn.Erdinç ERTÜZÜN ve dahi nezdinde GENÇLEŞEN TÜRKÜLER  Proje Topluluğu’nun birdirinden kıymetli sazendelerinin sürprizime olan  destekleri ile 19.02.2022 tarihinde TÜMŞAD dernek yerleşkemizde biz GAZİ ve ŞEHİT Ailelerimiz için hazırladıkları o güzel programda kıymetli eşim sayıdeğer GAZİM Mustafa POLAT Beyefendiye ithafen yazmış olduğum şiirimi  sundum.

Adı MÜSLÜMAN

SOYADI TÜRK  olan

 ÜLKEMİZ TÜRKİYEMİZ’İN SELÂMETİ İÇİN BEDEL ÖDEMİŞ KAHRAMANIM  !

Sana olan vefa borcum bir ömür bitmeyecek RABBİM senden ebeden ve daimen razı olsun ve dahi esirgesin.

Seni seviyorum

 

 

38- OĞUL

Yalan dünyada ki eşsiz hediyem

Gönlümün sahibi Burak Alp oğul

Nefesim ömrümsün daha ne diyem

Canımın parçası Burak Alp oğul

 

RABBİM İN nimeti gözüm haresi

Olanca yaramın derman çaresi

Nazende yüreğin şeker paresi

Sözümün anlamı Burak Alp oğul

 

Sen benim evlâdım lütfu keremim

Tertemiz deryayı öze serenim

Her hali berendir huzur verenim

Ruhumun ferahı Burak Alp oğul

 

Gül bülbülsüz olsa hali hazandı

Hayatım seninle mânâ kazandı

RAHMAN beni sana anne yazandı

Yuvamın neşesi Burak Alp oğul

Bağımın meşesi Burak Alp oğul

 

Bana YÜCE RABBİMİN yalan dünyada ki en kıymetli armağanı olan CENNET MEYVEM evlâdım Burak Alp’im için 09.03.2023 tarihinde 24. Ad gününde kaleme almış olduğum şiirim..

 

RABBİM esirgesin seni ömrüm oğul ..

 

 

39- DOĞDUM BEN

Yirminci yüzyılda seksen iki yılında

Açtım gözlerimi dünya döndü doğdum ben

Akşam ezânında güzel melek salında

Kutlu ramazanda iftar oldu doğdum ben

 

Sıcak temmuz ayı güneş altından sarı

Kumsalda karpuzlar üstlerinde de arı

Erimez tepede Uludağların karı

Payitaht Bursam da güller açtı doğdum ben

 

 

Annemin ilkiyim göz nuru kıymetliyim

Babamın tomrisi pek de bir haşmetliyim

Allıyım nazlıyım birazda zahmetliyim

Nenemin adıyla sülaleye doğdum ben

 

 

Kiraz mevsimidir rengârenktir pazarlar

Erik dallarını bakan gözler nazarlar

Bu güzellikleri kelâm eder yazarlar

Böylesi şenlikte temaşa da doğdum ben

Namıdiğer Gülfemim iyi ki dodum ben

 

 

40- İNCİ  TANESİ

 

Bakmak ile görmek aynı gibiler ..

Fakat ayrı haller ..

 

Ruhen görebilen ,

 

Hüsn -ü zan üzere olan dostlar ..

Birer “İNCİ TANESİLER” .

 

Pek çok değerin ve dahi sevginin tükendiği günümüzde samimi muhabbet bağında buluştuğunuz sözlere gerek duymadan gözleriniz ile anlaşabildiğiniz İNSANA sahip olmak bir ayrıcalıktır.

Çok şükür ben lalezarım ile gül bağımda muhabbet halindeyim..

 

Oya BAŞAR TANIR

CANCAĞAZIM LALEZARIM seni ALLAH için seviyorum DOSTUM !!

 

 

41- GÜZEL İSPİRİM

Dağları karlı ulu ve sarptır

Erzurum un incisi can a ilaçtır

Kadını Nene Hatun adamı Dadaştır

Senin ögünde ölim güzel İSPİR İM

 

 

Milliyetçi kimliği her daim önde

TÜRK ün ocağı dır durmaz geride

Mökkemdir duruşu verse seride

Senin ögünde ölim güzel İSPİR İM

 

Bugün olmuş kalen meydan okur yıllara

Oğul uşak kızınla döktün ermeni yi yollara

ATA nın toprağını vermedin sen küffara

Senin ögünde ölim güzel İSPİR İM

 

Doğu ile karadeniz in buluştuğu yersin

Sen ki medeniyetin yegâne beşiğisin

Ezelden ebede süre gelensin

Senin ögünde ölim güzel İSPİR İM

 

Yeşilin her bir tonu yaşar bağrında

Bin bir çeşit nimet var toprağında

Nice yiğitler yatar Mert kucağında

Senin ögünde ölim güzel İSPİR İM

 

Coğrafi işaretli şeker fasulyen

Namı ülkeyi aştı var mı bilmeyen

Yoktur sana gelirken çoruh dan  geçmeyen

Senin ögünde ölim güzel İSPİR İM

 

Adımız MÜSLÜMAN  soyadımız TÜRK bizim

Duruşumuz kavi sözümüz senettir kardeşim

Şeytan bile kandıramaz çok zekidir milletim

Senin ögünde ölim güzel İSPİR im

Ben biz sene gurban olağh CAN CAN CAN İSPİR İM

 

Ata toprağıma özüme duymuş olduğum sevgimin yansımasıdır bu şiirim.

Memleket sevdası..

Çünkü ben DADAŞ kızıyım !!

 

 

42- KARAGÖZ

Payitaht BURSAMIZ ın en kadim kültürüdür

Karagöz ile Hacivat iki yarım bir bütündür

Her daim birbirlerine ediyorlar nükte

Dertleri Halk ın ahvalini iletmek Devletliye

 

İş bu perdenin aslı iki erdedir

Karagöz alaylı Hacivat mekteplidir

Temaşa eder Teba yı güldürürler

Aynı anda belağı Sultana iletirler

 

Kambur Bali Çelebi yani Karagözdür kendisi

Demirci ustasıdır pek yamandır sözleri

Halil Hacı İvazdır Hacivat ın öz adı

Duvarcı ustasıdır kelamı hep kibardır

 

Bu iki can arkadaş hep atışıp dururlar

Tatlı sert konuşup işi Hiciv e bağarlar

Zamanın Sultanı Yiğit GAZİ ORHANDIR

Amma ferman sahibi kambur ile hacıdır

 

Günlerden bir gün Sultanın sabrı taşar

İşte o vakit Karagöz ile Hacivat sırra kadem basar

Şeyh Küşteri onları arar tarar bulamaz

İş başa düşer zira Millet oyun bekler

 

Artık Küşteri Meydanıdır Karagöz perdesinin adı

Karagözcülüğün Piridir Küşterinin mahlası

Cihana nam salmıştır bu eşsiz sanat

TÜRK ÜN zekası ile devam etmekte naat

 

Bu hayal perdesiyle kaç kuşak büyümüştür

Daha nice nesiller seyredip bilecektir

Gülfem kul un kalemi yazdı kelamı

Der ki armağanım olsun Kadim gelenek var olsun

 

Hasılı rahmet olsun Şeyh Küşteriye

Temaşanın mimarı Hacivat ile Karagöze

Her üçü de meftundur BURSAMIZ IN kalbinde

Ebedi dergahları ÇEKİRGE ve dahi MURADİYE

 

Kadim Kültürümüz’ün UNESCO tarafından somut olmayan mirası olarak kabul görmüş ve PAYİTAHT BURSAMIZ’IN bağrında yıllardır süre gelen bir var oluş olarak TÜRKİYEMİZDE ilk ve tek olma unvanına sahip olan KARAGÖZ MÜZEMİZ için 08.04.2022 tarihinde kaleme almış olduğum manzum şiirim 03.08.2022 tarihinden itibaren BURSA / ÇEKİRGE semtinde bulunan KARAGÖZ MÜZEMİZDE sergilenerek yerini almış bulunmaktadır.

Nesilden nesile okunacak olan faydalı çalışmamız’ın fikir babası olan çok kıymetli dostum ve dahi kardeşim TÜMSİAD BURSA ŞUBE Sekreteri Sn.Ahmet ÇİÇEKAY’ A ve KARAGÖZ MÜZE sorumlusu Sn. Mesut EMİR  Beyefendiye şahsımıza ve dahi kalemimize vermiş oldukları değerden dolayı en kalbi duygularım ile şükranlarımı sunuyorum .

Var olsunlar !

 

 

 

 

 

 

 

 

BÖLÜM-4

 

43- KAPILAR

 

Hayata karışmak onu okumak , geniş bir açıdan bakmak bilgi ve farkındalık ister.

Zira “bilgi” sonu olmayan engin bir deniz..

Şehirlerin ,evlerin, odaların kapıları olduğu gibi ,her insanında kapıları vardır ..

Kiminin ; hayra açılan yeşilin her tonunu arındıran mavi gökyüzüne açılır..

Kiminin ise,kapkara zindanlar misali balta girmemiş lanetli ormanlara.

O yüzdendir iyiler ile kötülerin Dar ı Fenada bitmek bilmeyen savaşı.

İyi olanla anlaşmak her kişinin işi..

Fakat kötüye sabretmek ve dahi ıslahı yolun da dua etmekte “Er kişinin” işi.

Biz iyi olma yolunda mücadelemize devam etmeliyiz..Etmeliyiz ki Dar ı Beka’ya vardığımız vakit kazananlardan olalım.

Çoğu kez Din i İslâmda YARADA’nın emrettiği hususlarda maalesef ki fetva kısmında kalıyoruz..

Oysa ki müslüman takva da yarışmalı nefsi emmareyi yere çalıp nefsi kâmile koşmalı.

Kazananlardan olmak duası ile..

Hayırlara açılan kapılarımız ,hayırlara götüren dostlarımız olsun.

AMİNN BİNLERLE AMİNN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

44- HAYIRLI DOSTUM VAR BENİM

 

“En hayırlı dost , seni hayra sevk edendir”.

Buyuruyor Hz .ALİ (r.a )

İşte hâl böyle olunca , sesi ruha şifa olan bir dost kalbiniz ‘ in numarasını çevirir ve sizi arayıverir..

Yaşadığımız bu madde aleminden mânâ alemine davet eder.

Böylece seyahât başlar..

Gönlünüzde gül açar avucunuzda dûa olur..

 

O nedenle dostlarınızı “hayra” sevk edin..

Hayırlı dostlar edinin.

 

Sizi hayırdan alıkoyanları ise evvelâ hayırda yarışa davet , icabet etmedikleri vakit , derhâl “terk” edin !!

 

Çok şükür..

Dostum var benim bir inci tanesi

Gülfem ‘den , Lalezar ’a aktı bu gönül haresi..

 

 

45- HEP BANA RABBENA                                                                         

Fili görmeyen gözler hep pireyi arıyor

Yavuz hırsız her daim ev sahibini bastırıyor

Kendine hak olanı başkasına çok görüyor

İnsanoğlu ne garip hep bana Yâ Rabbena

 

Senden bekleniyor hep takdir bu kez yoktur

Bir adım atmaktan imtina eden çoktur

Kibir kumkuması tevazuda en sondur

İnsanoğlu ne garip hep bana YÂ Rabbena

 

Biz boyun bükmeyiz yanlış yanlıştır

Kimse yular vuramaz bilen bilmiştir

Tepeden bakan yıkıp geçmiştir

İnsanoğlu ne garip hep bana YÂ Rabbena

 

Huda verir dünyalık her şeyi bana

Tuzak kurma kardeşim yazıktır sana

Nefs i emareye uyma zararı cana

İnsanoğlu ne garip hep bana YÂ Rabbena

 

Benlikten Yaradan a sığınmak lâzım

Senden dehaları var etmelisin hazım

İşte o zaman olursun kullarda kâzım

İnsanoğlu ne garip hep bana YÂ Rabbena

 

 

 

 

 

46- MEMEDİM                                                              

Her gün acı bir haber

Yine şehit oldu yiğit er

Söylemesi dile kolay

Gönüller kor kor yanar

Ah Vatanım vah Memedim

 

Nice analar kaldı yavrusuz

Büyük sevdalar onlar ki yarsız

Ne hikayeler bitti daha başlamadan

Bebeler kundakta gelinler yasta

Ah Vatanım vah Memedim

 

Şüphesiz Cennet mekândır makam

Lâkin sonu olsun yeter bu acı bu gam

Ülkemin dört yanı feryatla figân

Toprak kana doydu yürek kavruldu

Ah Vatanım vah Memedim

 

47- BUKALEMUN

Etrafta çok kimliksiz var

Sorsan hepsi bir yerin mensubular

Çıkarları uğrunda bir solda bir sağdalar

Bukalemun misali çok renkli yaratıklar

 

Ne denir ki bunlara

Sanıyorum Şahsiyetsiz tanımı halleriyle müsemma

Ah bir de nara atarlar

 Vatan Millet Sakarya

 

 

 

Amma arka planda Kim ki bunlar

Eee ne yapalım yani olmuşlarsa Şehit Gazi

Şerefli dereceyi pis ağızlarına alırlar

Kurt postuna bürünmüş sizi gidi çakallar

 

Ne yazık ki

Sizin gibi kansızlar

Bu bayrak altında gölgeleniyor

At izi it izine karışmış

ŞEHİT GAZİMİN kanı sizin kursağınızı dağlamış

 

Bizden size tavsiye

Secerenize bir bakın

Zira aslınız TÜRK olsaydı

Kanınız gavur akmazdı

 

 

 

 

48- ÇABA İSTİYOR

Her akşam güneş batıyor ufuktan

Ömür dediğinde biter yavaştan

İnsanlar tükeniyor yitik yarıştan

Hızla uzaklaşarak Aziz huzurdan

 

Niceler geldi geçti bomboş dünyadan

Kim neler götürdü bu yok çarşıdan

Okşadıysan eğer bir yetimi başından

Kazanacaksın o vakit cennet tacından

 

İyilikte yarışmak gerekli

Her daim kalmalı temiz yürekli

Yaradılan olmalı her zaman  şefkatli

Rahmanın emri de bu çokça değerli

 

İyi kötü kolay olunmuyor

Her ikisi de bir çaba istiyor

Kul ki yolunu kendi seçiyor

Doğruyu bulan canlar HAKK’a varıyor

 

 

 

49- BAYRAM HALİ

 

Yine bir CUMA vakti

Müminin Bayram hali

En sevgili ye ( s.a.v )

Merhaba ! iki cihan güneşi

Merhaba ! iki cihan serveri

Diyebilmenin en duru hali

 

Ellerimizi açtık semaya

Hacet kapısı açık ise ne alâ

Alemlerin sahibi Hz. HUDA ya ( c.c )

Ben geldim YA RAB

Afffına mazhar olmaktır niyazım

Diyebilmenin en duru hali

 

50- DAİM ALLAH ( c.c ) YOLUNDA(Arzu Halim)

Işık hüzmesi altında

Yeşilin her tonunda

Suyun tertemiz akışında

Ruhum huzur yurdunda

 

Güzellikler düşünen

Hep iyilikte birleşen

Fenalık hiç bilmeyen

Yürek ferah içinde

 

Faydalı olmak amaç

Zarardan uzak kaçmak

İnsan kalmaya çalışmak

Akıl emin ellerde

 

Evrilmeyen kavi haysiyet

Daldan dala konmayan şahsiyet

Yaranmaya çalışmayan feraset

Daim ALLAH ( c.c ) yolunda

 

 

51- KİMLİK MESELESİ

                                                                    

Adımız  MÜSLÜMAN

Soyadımız TÜRK bizim

Peygamber duasına mazhar olmuş milletim

Ezelden ebede Din i İSLAM Yurt için

Candan geçmiş ser vermişiz

 

TURAN ÜLKÜMÜZ için yaşıyor ırkım

KIZIL ELMA hedef yürekler yangın

Bozkurtlar Alperenler Asenalar HAK için

Daha nice ŞEHİTLER GAZİLER sırasını bekliyor

 

Ne mutlu TÜRK ÜM diyene

Gür ses ile haykırıp künyesini bilene

Kimlik meselesidir safını belli etmek

Âli  Osman ! Evlâd ı Fatihan ! Cumhuriyet çocuklarıyız !

Vesselam.

 

 

 

 

 

 

52- PABUÇ BIRAKMAM

 

Bakıyorum hayat penceresinden

Daha neler öğretecek acep diyorum

 

Ne namertler var ortalıkta geziyor

Amma asla pabuç bırakmam diyorum

 

Hiç demedim dememde her şeye hee

Yok öyle bolluk !!

 

Biz ALLAH A eğeriz boyun

Yarattığı kul a etmeyiz kulluk !!

 

Velhasılı duruşumuz net sözümüz kavi

Kalıba göre şekil almadık almayız diyorum

 

53- RAMAZAN

Oruçluyum  yalana büyük küçük  günaha

Niyetliyim YA RABBİ hayırda yarışmaya

İstiğfarım sanadır  boyun büktüm huzurda

Riyadan gösterişten en uzağa kaçmaya

 

Sahurda soframa koyuyorum telkîn

Diyorum ey Gülfem her daim ol sakin

Sabır eyle zinhar doğruluktan ayrılma

Kırık dökük ibadetin sevabını savurma

 

 

 

 

Ezan ı  Muhammed i şahittir bu halime

İftar ediyorum binbir çeşit himmetle

Selam verdim tebaya selam aldım sevgiyle

Değerli olan vicdan  daldı   huzur gölüne

 

Ey HAK muradım odur ki razı olsun RAMAZAN

Hane sahibi acizden şikayetçi olmadan

Yüzüm karasını yuyan  pür i pak yapan

Selamete kaldırsın bayrama ulaştırsın

 

54- YÂ RAB                                                        

Ben bir yok oluşun hor çağındayım

Yozlaşan dünyanın ortasındayım

Kötülüğün çetin zor bağındayım

Gidişat çok kötü dert yanmaktayım

 

Nereye bu gidiş nereye böyle

Kim oldu bunlara sebep kim söyle

İnsan ki insana olmalı gölge

Bıraktı aç susuz yollarda çölde

 

Kul kanmış dünyanın boş hevesine

Girmiş zül olan bir demir kafese

Dört nala koşuyor kısır zafere

Ne acıdır YÂ RAB herkes biçare

 

Yüzüm yok duaya huzura çıkmam

Bir ömür alnımı secdeye koysam

Yalvarsam yakarsam af kapın çalsam

Nihayet Cemâlin ben seyre dalsam

 

İşte o vakit ben huşu bulurum

Yarattığın noksan aciz kulunum

Sen istersen şayet tamam olurum

Rahmetinle kuşat yoksa kururum

 

55- YA TUTARSA

İnsanoğlu ne garip …

Kimi hizmete aşık , kimi fesat ‘a batık .

Kimi Yarada ‘nın  rızasına çabalar ...

Kimi şeytanla zar atar .

 

Hileli işleri olsun diye …

Bir de göle maya çalar …

 

YA TUTARSA ?

 

VAH ki VAH  !  Yolundan şaşanlara …

Hak davayı bırakıp , kuldan meded umanlara .

 

Dün ki ağaya methiyeler dizip …

Yeni geleni kucaklayanlar …

 

Rüzgarın yönünde fırıldak kalacaklar .

Bir o yana bir bu yana , savrulup duracaklar .

 

 

 

 

 

 

56- ZAFERE KOŞANLAR                                                                               

 

26 AĞUSTOS Dumlupınar da

Başladı büyük taarruz Vatan aşkıyla

Atam şahsen komuta etti taarruzu

30 unda  bertaraf etti yunan tohumunu

 

Çok değil sadece birkaç yıl önce idi

Aziz Millet aslında  dünya ya  öğretmişti

Tarih tekerrürden ibarettir ya hani

ÇANAKKALE GEÇİLMEZ” asla demişti

 

Dünyanın gördüğü en büyük mücadele

TÜRK Milleti yine kahramanlıkta önde

Atam dedi o vakit ilk hedef Akdeniz

9 Eylül de yunanı denize dökeceğiz

 

Güzel İzmir şahit oldu bu kutlu zafere

İngilizi fransızı italyanı yenilmişti kefere

Zira iman gücü var milletimin göğsünde

Ne mutlu  ! Ne mutlu ! TÜRK ÜM  diyene !

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

57- MUTLAK TESLİMİYET                                                                            

 

Yüce Yaradan nasip edecekse kuluna bir şeyi...

Kimse geçemez önüne nafiledir bir çare mücadelesi.

 

Boşuna harcamamak gerek sayılı nefesi!

Zira, mutlak kader diye bir gerçek 

 

Ve Sıdk ı bütün inananlar var.

 

Hâl böyle olunca, hayır kapıları açılır ardınca...

Gönül selamet içinde YEZDANA sığınınca.

 

 

 

 

58- BİZİM MEZİYETİMİZ

Gülüşlerim var benim ..

Dostlarıma sefa,

Düşmemi bekleyenler cefa ..

Haddi aşanlara ..

 Olmadı !!

Sen bir dur bakalım orada

 

Hayat bu hem  acı hem de tatlı ..

Sınar insanı kahırla bazen de mutlulukla ..

Her biri ders aldırır, boş olmayan kullara ..

Heybeyi dolduran selamet ile yola revan ..

 

 

Hasılı insanız yahu insan !!

Az biraz et kemik, bir nefes, bir de nefis ..

Duygularımız armağan, ruhumuz elbisemiz ..

Kirletmeden yaşamak bizim meziyetimiz.

 

BÖLÜM-5

 

 

59- BEHRİ ZAMAN ( RUBAİ )

 

Zamanın behrinde “edep” ile “haya” kardeşmiş ..

Öyle ki ; hep el ele , kol kola yek gezerlermiş ..

Yıllar gelmiş geçmiş hadsiz ! saygısız ! olmuş insan ..

Ahlâkı  güzel , takva ehli kullar azalıvermiş .

 

60- ÇİLE YÜNLERİ  ( RUBAİ )

Sabrıma borçluyum ben bu günleri

Beni ben yapan tüm tecrübeleri

Unutmak mümkün mü geçmiş dünleri

Dokuduğum iptir çile yünleri

 

61- KOYUNLAR ( RUBAİ )

Kasapların kavgasında taraf tutan koyunlar

Bir bedava çayır için otlar susar ahmaklar

Nitekim yolun sonunda mezbahane görünür

Bunu hesaplayamaz ki yok akıllı dehalar

 

62- KIT DÜŞMANLAR ( Bir Tür Rubai )

Ah siz ne çok zikrediyorsunuz bizi

Sayenizde ziyadeleşiyor Cennet Köşklerimiz hani

Eee daha kıymetli dostlar bulmamız mümkün değil değil mi

Sizin gibi kıt düşmanlar dostlar başına ilahi

Yine de siz insanlıktan istifa etmeyin insansılar hemi

 

63- BABAM GİTTİ BENİM (RUBAİ)

Ruhum ağlar her an acı çekerim

İçim kanar yanar keder tüterim

Her gün ömrüme ben sabır ekerim

Babam gitti benim yalan dünyadan

 

 

64- ÇİÇEK GİBİ

Su gibi AZİZ olun !!

Zehir gibi EZİYET olmayın !!

 

Yolumuz  ..

ÇİÇEK gibi insanlara çıksın !!

 

65- FARK VAR

İnsandan insana şükür ki FARK VAR  !!

Zira , Güvercinde kuş , Karga da , Şahinde ..

 

66- GIYBET

Gıybet acizlerin çabasıdır ..

YAPMAYINIZ !!

Kendinizi geliştirmekle meşgul olunuz .

 

67- İLKEM

Haddi bilmek güzeldir .

Haddi aştırmamak elzemdir .

Bu hâl üzere olmak , benim “kat’i” ilkem’dir  !!

 

 

 

68- MUHSİNLER

 

Yok ki günümüzde sen gibi yiğit

Etrafta çok fazla olmamış çiğit

Vatan evlâtları kırgın her yer doldu it

Fırıldaklar döner MUHSİNLER kalır

Kurtlar uluyunca çakal dağılır  !! 

 

 

 

 

69- VURGULARIM

Çok sabırlıyımdır.

Zira, iyi niyetim suistimale uğradığı ve dahi arsızlar  haddi aştığında;

“hoşcakal’ımın” merhabası olmaz !

 

Yok saymayı uygular , olmayan değerlerini vurgularım.

 

70- OMURGA

Omurgalı ve şahsiyetli duruş ne büyük bir zenginliktir

 

71-KOCAMAN BİR FARK

Emek verenler ile simsarlar arasında KOCAMAN bir fark vardır

 

Emek veren;üretir ,aktiftir

Simsar ise;tüketir ,pasiftir

 

Biri var olan ışığını yükseltir ..

Diğeri ise onun gölgesinde dilenir.

 

 

72- MAHKEME

 

Rabbim !

Sabrı sebat üzere olan bir kul olmayı diliyorum senden ..

 

Sen ki ; en güzel vekil,mahkemesi en adil olansın .

 

Ve o gün ( hesaplaşma ) geldiğinde ..

“hakimde”sensin “şahitte”.

 

73- KORKU

Çember daralmış..

Korku yürekleri sarmış.

Bir garip çırpınış !

Küçülmekte hızla olmayan yarış

 

Ey gidinin mağlup neferleri..

Ölmüşler ağlayanları,yitmişler bulanları yok.

 

Ahirinde ahirinde münafıklar ise pek çok !

 

74- VURUR TAŞA

Geliyordu gelmekte olan !

Korkunun ecele faydası yok ki !

 

İnce ince düşünüp doğru giden kişiler ..

Ram olur HAKK’a  alır mükâfatını .

 

Kurnazlık yaptığını sananlar ,

Vurur taşa HER ZAMAN  baltanın sapını .

 

75- İMKÂN GÖZÜYLE (ARUZE)

Ben imtihanlarıma imkân gözüyle bakarım

Dersler aldıkça saçıma bir gül daha takarım

 

Herkese koşar yaraya merhem olur yakarım

Kendime yetişmekte ise az biraz sakarım

 

İnsan olan gönülde dûa olmaktır amacım

Yüreği pak sözü hak can’a her daim yamacım

 

 

76- NASİP

Hüsn - ü zan var iken ,

Su - i  zan’ a ne gerek ?

 

İnsan olmak var iken  ,

Şeytana uymak ne demek ?

 

Nefse hizmet benliktir ..

ALLAH muhafaza !

 

Nesle hizmet şereftir !

Nasip olmaz her kul a .

 

77- ÇARK(BEYİT)

Düzenin çarkı bozulalı epey bir zaman olmuş ..

Rüzgârsız havada dönen fırıldakların sebebi buymuş .

 

Bir o yana bir bu yana yalpalıyor gidişat ,

 

Sonu görmeye az kaldı sükûnet halindeyiz .

Elbet karar verilecek bizde beklemedeyiz .

 

Bakalım  fitnelerin sonu neye  varacak ..

 Şer devam mı edecek ?

Yoksa…

Hayır mı kazanacak ?

 

78- BİLGİ

Taklitler “aslını” yaşatır .

Bu da bizde , BÜYÜK bir TEBESSÜM bırakır …

 

 

Birileri çizer , birileri oynar ..

Birileri AKleder !! Birileri mahveder.

 

Olanı bile nakledemez .

 

Zira , yaradılışları buna müsaade etmez .

BİLGİ ; “ deniz” gibidir ..

Boğulmamak için “inci” ye varmak gerekir .

 

79- AKİF

Oturdum şöyle baş köşeye

Ve dayadım sırtımı Bayrağım ‘a

Kulak kabarttım AKİF’İN kelâmına

 

Bayrak dedi ki hür olmak zordur dik duruş ister

O da sen de olduğu için sevmez seni tıyniyetsizler

 

AKİF hemen ekledi asıl meziyet budur

Kötüye karşı durmak er kişinin huyudur

 

 

   80-    BİÇARELER

 

ALLAH VAR !  ALLAH YAR!

Akıllı ve olgun kişide bulunmaz zerre- i miskâl kibir ..

Başını eğer , ağaç dalları gibi.

Zira meyvesi çoktur , ondandır taşlayanı ..

Zaten kim ne yapar boş boş oturana ?

Sözüm sizedir ; Şeytana hizmet eden biçareler !!

 

İNSANLIĞA faydalı olmak çok güzel !!

 

 

 

81- KALIBA GÖRE

 

Kalıba göre şekil alanlar  !..

Dün yanlış dediklerini , bugün doğru kılanlar  !..

Hiçbir hedefi olmayan , biçare boş insanlar !..

 

Şakşakçılıkta sınıf atlıyor ..

O daldan bu dal’a konmaya çalışıyor .

 

82- MAHLUK – MALİK

“Mahluk” iken “malik” gibi yapanlar

İnce hesapları vardır HÜDA’nın

Ve dahi derin çukurları

En tehlikelisinden tuzakları

Sığınmışım hesaplaşmayı yaradan “şahidin” kendisi “hakim” olan ALLAH’A..

 

83-  ACEMİLER

Duyuyorum sağda solda namımı yüceltiyorsunuz ..

Öyledir yok böyledir diye ..

İsmimi zikrediyorsunuz .

 

Biz hep sahalardaydık  ..

Acemiler !

Takipte kalın ..

Belki az biraz iyilik sizede geçer .

 

 BÖLÜM-6

 

84- GÜLDÜN

Ben senin uğruna özümden geçtim

Yâr aşk bağında ki kırmızı gül ’dün

Dünyayı karşıma aldım da seçtim

Sen kaf dağında ki tepeden güldün

 

85- ELİN

Divaneyim sana sevda çekerim

Yarama merhemdi şifalı elin

Gönül bostanıma acı ekerim

Terki diyar ettin oldun yad elin

 

86- YAZMA

Dünden kalmış çayın kekre demiyim

Sevda oyasından başımda yazma

Dertler deryasında kayıp gemiyim

RABBİM kullarına acı yazılar yazma

 

 

 

87- ÖĞÜT

Ah almak fenadır bunu yapmayasın

Benden sana kalsın bu sözüm öğüt

Kibir putlarına zinhar tapmayasın

Nefs-i emareyi kamilde öğüt

 

88- YAŞ

          Ömür dediğimiz dar-ı fenada

               Hem acı hem tatlı aldığın her yaş

               Ödül almak için dar-ı bekada

               Durma sen her daim dök samimi yaş

 

 

89- VAR

          Kendini temize çıkarmak için

          Söylesene kardeş kaç saatin var

          Ebedi alemde Cennet yurdunda

          Olabilmek için doğru yola var

 

90- ASMA

       Bak ne diyorum ben kulak ver bana

          Tatlı tatlı üzüm veriyor asma

          Konuşur alimde cahil olanda

          Her söylenene sen hiç kulak asma

 

91- TAŞ

Rahmanın nuruna gark olmak için

Coştur gönlünü hep aşk elinden taş

İnanan müslüman kul olmak için

Yumuşak huylu ol zinhar olma taş

92- SAÇ

Yalan dünya bir gün takmaya değmez

Her vakit sen etrafa mutluluk saç

Kahırlanma boşa kendini yorma

Yoksa kalmaz başta bir tel siyah saç

 

93- AT

Hayatta zorluklar hep var olacak

Sen mutluluk için kederleri at

Börtü böcek kuşlar cıvıl cıvıl bak

Nasılda koşuyor dört nala kır at

 

94- SERİN

                Şahlandı dertlerim kalmışım zorda

                Benim yüreğime dermanı serin

                Acılar içinde kavruldum korda

                Şifa denizinde sular çok serin

 

95- YOL

                Meşakkâtli dünya denen bu alem

                Durmadan yabani otları hep yol

                Bitmiyor ki çetin olan imtihan

                Yılmadım bilirim dikenli bu yol

 

96- SELAM

Can tende oldukça yazacak kalem

Hali ahvalini edecek kelam

Sözünü bilerek yoluna revan

Acemi Gülfem hep verecek selam

 

 

97- MENZİL

RABBİME tevekkül içinde olabilmektir gayemiz

Bu idrak ile faydalı hallerin peşindeyiz

Menzile ulaşmak için istikametten şaşmayan Hz. HANSA olmaktır emelimiz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar (0)

Henüz onaylanmış yorum yok!
Yazıya ilk yorumu siz yazarak düşüncelerinizi diğer kullanıcılarla paylaşabilirsiniz.